IMF tarafından tamamlanan incelemeye göre, Almanya ekonomisindeki negatif büyüme süreci yerini kademeli bir toparlanmaya bırakıyor. Borç freni düzenlemesi ve planlanan mali gevşemenin, ülkenin üretim kapasitesi ile iç talebi üzerindeki etkileri dikkatle izleniyor.
Enflasyonla Mücadele Gerilemede Başrol Oynadı
IMF İcra Direktörleri Kurulu, Almanya için 4. Madde konsültasyon sürecini tamamlayarak kapsamlı bir rapor sundu.
Fon tarafından paylaşılan verilerde, Alman ekonomisinin son dönemde maruz kaldığı sarsıntıların temelinde yatan nedenlere ışık tutuldu. Özellikle 2022 yılının ortasında hissedilen enerji fiyat şoku ve enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sert parasal sıkılaşmanın, 2023 ile 2024 yıllarındaki gerilemede başrol oynadığı kaydedildi. Ekonominin 2024 yılının son çeyreği itibarıyla bir çıkış arayışına girdiği ancak küresel ticaretteki zorlukların bu süreci yavaşlattığı ifade edildi.
Borç Freni Reformu ve Gelecek Projeksiyonları
Ekonomik aktiviteyi canlandırmak adına atılan en dikkat çekici adım, mali kural değişiklikleri oldu. Bu düzenleme ile birlikte 2026-2027 yıllarında uygulanması beklenen mali gevşeme politikalarının, iç talebi canlandırarak büyümeye doğrudan katkı sağlayacağı öngörülüyor. Ayrıca Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) yüzde 2’lik enflasyon hedefine uyumlu bir tablonun süreceği tahmin ediliyor.
İş Gücü Piyasası ve Verimlilik Sorunları
Raporda, Almanya'nın sadece dış şoklarla değil, aynı zamanda kronikleşen iç sorunlarla da mücadele ettiği vurgulandı. Uzun süredir beklenen yapısal reformların hayata geçirilememesi ve ihracat pazarlarındaki rekabet baskısı, temel verimlilik artışını sınırlayan unsurlar arasında gösterildi. Bu durgunluğun iş gücü piyasasına yansımaları, işsizlik oranlarındaki kıpırdanma ve yarı zamanlı istihdamdaki artışla kendisini gösterdi. IMF, inovasyonu teşvik edecek kapsamlı reformlar yapılmadığı takdirde bu verimlilik kaybının kalıcı olabileceği uyarısında bulundu.
Demografik Zorluklar ve Uzun Vadeli Riskler
Almanya ekonomisini bekleyen en büyük risklerden biri de hızla yaşlanan nüfus yapısı olarak öne çıkıyor. Diğer G7 ekonomilerine kıyasla çalışma çağındaki nüfusun önümüzdeki beş yıl içinde çok daha keskin bir azalış göstermesi bekleniyor. Bu durumun üretim kapasitesi üzerinde baskı oluşturacağına değinen IMF, yüksek kamu yatırımlarının bu kapasiteyi desteklemesi gerektiğini savundu. Rapora göre, Almanya ekonomisinin bu yıl yüzde 1,1 oranında, önümüzdeki yıl ise yüzde 1,5 düzeyinde büyüme kaydetmesi bekleniyor.
Küresel finans otoritelerinin Almanya'ya yönelik bu iyimser ancak temkinli beklentileri, Berlin'in mali politikalarında yapacağı güncellemelerin tüm Avrupa bölgesi için ne kadar belirleyici olacağını kanıtlıyor.





