ABD ve İsrail’in baskılarına karşı Tahran yönetimi, küresel petrol sevkiyatının kalbi sayılan Hürmüz Boğazı’nı en güçlü kozu olarak kullanmayı sürdürüyor.
İran ile İsrail-ABD ittifakı arasındaki çatışmaların çoğalması dünya ekonomisinin en önemli noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nı krizin merkezine taşıdı. Tahran yönetimi kendisine yönelik yapılan saldırılara karşı Boğaz üzerindeki kontrolünü sıkılaştırdı. Körfez ülkelerinin petrol ihracatını kısıtlayan bu hamle, yalnızca bölge devletlerini değil küresel enerji piyasalarını da doğrudan baskı altına aldı. Boğazın kontrolünü İran'ın elinden almak için düzenlenen uluslararası girişimler ise şu ana kadar somut bir sonuç vermedi.
Eski Düzene Dönüş Yok
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, konuyla ilgili önemli bir açıklama yaptı. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Galibaf, Hürmüz Boğazı’ndaki şartların savaş öncesi haline geri dönmeyeceğini belirtti. Galibaf, bu değişim hakkında henüz bir detay vermedi.
Trump Uluslararası Destek Arayışında
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nda güvenliğin yeniden kurulması için dünyaya çağrıda bulundu. Trump, boğazı kullanarak petrol tedarik eden ülkelerin bölgeyi korumak için savaş gemisi göndermesi gerektiğini söyledi. Bu çağrılar uluslararası toplumda beklenen karşılığı bulamadı.
Dünyanın Enerjisi Risk Altında
Savaş başlamadan önce Hürmüz Boğazı üzerinden günlük ortalama 20 milyon varil petrol taşınarak dünya pazarlarına ulaştırılıyordu. İran’ın gemi geçişlerine yönelik kısıtlamaları ve devam eden çatışmalar küresel enerji güvenliğini büyük bir riskle karşı karşıya bıraktı. Sevkiyatın durma noktasına gelmesi dünya genelinde enerji fiyatlarının dengesini bozarken ekonomik belirsizliği de artırdı.




