SİBEL BAY

Rekabet Kurumu 19 Sağlık Sigortası Şirketi için Düğmeye Bastı
Rekabet Kurumu 19 Sağlık Sigortası Şirketi için Düğmeye Bastı
İçeriği Görüntüle

Jeotermal enerjiden elektrik üretiminde ilk 5 ülke; ABD, Endonezya, Filipinler, Türkiye ve Yeni Zelanda şeklindedir. Elektrik dışı kullanım da ise 107.000 MWt’i aşmış olup, Dünya'da doğrudan kullanım uygulamalarındaki ilk 5 ülke ise ABD, Çin, İsveç, Türkiye ve Almanya’dır.

Santrallerin Kurulu Olduğu İller

Türkiye'de çalışmakta olan toplam jeotermal enerji santrali sayısı ise 32’dir. Santrallerin kurulu olduğu iller ve santral sayıları ise Aydın 20, Denizli 5, Manisa 5, Çanakkale 2 şeklinde sıralanabilir.

Ayrıca; Aydın'da 4, Manisa'da 2, Denizli'de 1 adet jeotermal santral kurma çalışmaları da devam etmektedir. Jeotermal kaynaklarımızın yüzde 90'ı düşük ve orta sıcaklıklı olup, ısıtma, termal turizm ve çeşitli endüstriyel faaliyetler gibi doğrudan uygulamalar için uygun olup, %10’u ise dolaylı uygulamalar yani elektrik enerjisi üretimi için uygundur.

Termal Turizm de Doğrudan Kullanım

Isıtma ve soğutma yapılabilir bir enerji türü olduğu için, binaları ısıtmak veya soğutmak için kullanılabilir. Bu da enerji maliyetlerini düşürür ve çevresel etkiyi azaltır. Jeotermal enerji, yerkabuğunun derinliklerinde bulunan sıcak su kaynakları ve buharların kullanılmasıyla elde edilen bir tür yenilenebilir enerjidir. Bu enerji, yer altında biriken ısının ısıtma, seracılık, termal turizm şeklinde doğrudan kullanılması veya elektrik üretimi için kullanılabilir. Jeotermal kaynaklar, termal turizm alanları olarak kullanılabilir ve bölge ekonomisine turizm geliri sağlar. Ülkemizde 1000 adet civarında doğal çıkışlı jeotermal enerji kaynağı bulunması, ülkemizin turizm açısından iyileşmesine ve gelişmesine katkı sağlar. Jeotermal kaynaklar aynı zamanda seracılık ve toprak ısıtma gibi tarımsal uygulamalarda kullanılarak tarımsal verimi artırabilir.

MTA Genel Müdürlüğü’nün Verileri Açıklandı

Jeotermal enerji kurulu gücü 2022 yılı sonu verilerine göre dünyada 16,1 GWe düzeyindedir. Jeotermal kaynakların arama ve ortaya çıkarılması çalışmaları MTA Genel Müdürlüğü tarafından 1962 yılında başlatılarak bugüne kadar getirilmiş olup 287,5 °C sıcaklığa kadar ulaşan yüksek sıcaklıklı jeotermal kaynaklar keşfedilmiştir.

2005 yılından itibaren Türkiye Enerji ve Tabii Bakanlığı desteğiyle, mevcut kaynakların geliştirilmesi ve yeni kaynak alanlarının aranması çalışmalarına ağırlık verilmiştir. Böylelikle 2002 yılından 2022 yılına kadar kullanılabilir ısı kapasitesi Aralık sonu itibari ile ilave 1900 MWt ısı enerjisi artışı ile 5000 MWt e yükselmiştir. MTA tarafından 173 adet olan keşfedilmiş jeotermal saha sayısı da sondajlı aramalarla 16 adedi elektrik üretimine uygun olan yeni sahaların keşfiyle 243 sahaya çıkarılmış olup, bugüne kadar toplam 658 adet, 447.000 metre sondajlı arama çalışması yapılarak doğal çıkışlar dâhil açılan kuyularla yaklaşık 5000 MWt ısı enerjisi elde edilmiştir.

Enerji Arz Güvenliğini Artırıyor

2002 yılından 2022 yılına kadar Türkiye’de jeotermal uygulamalar değişiklik göstermiş ve gelişmiştir. Elektrik üretimine uygun saha sayısı 2002 yılında 16 iken 2022 yılında 25 adede çıkmıştır. Sera ısıtması 2002 yılında 500 dönüm iken 2022 yılında 4052 dönüme çıkmış, yüzde 710 artış olmuştur. Konut ısıtması ise 2002 yılında 30.000 konuttan 2022 yılında 125.820 konut eşdeğerine çıkmış, yüzde 319 artış olmuştur.

Elektrik üretiminde kurulu güç 2002 yılında 15 MWe iken 2022 yılında 1691 MWe çıkmış, yüzde 11.000 artış olmuştur. Ülke, görünür ısı kapasitesinde ise 2002 yılında 3000 MWt’ den 2019 yılında 40.000 MWt’ e çıkmış  yüzde 1230 artış sağlamıştır. Ayrıca ülkemizde 350 adet termal tesisten tedavi ve termal turizm amaçlı yararlanılmaktadır. Türkiye'nin jeotermal enerji kaynakları, enerji arz güvenliğini artırmak, çevreye duyarlı enerji kullanımı teşvik etmek ve ekonomiye katkı sağlamak açısından büyük potansiyele sahiptir. Ancak, jeotermal enerji kullanımında dikkatli planlama ve çevresel etkilerin gözetilmesi önemlidir.

Muhabir: Sibel BAY