Günlük hayatta kullandığımız incecik kağıtların elimizi kestiği zaman canımızı bu kadar çok acıtması bizi her zaman şaşırtır. Küçücük bir kesik yüzünden parmağımız saatlerce sızlar. Bu durumun arkadasın da beynimizin bize oynadığı bazı oyunlar yer alır.
Parmak Uçlarımızda Çok Fazla Sinir Var
Kesikten sonra hissettiğimiz bu büyük acının en önemli nedeni parmak uçlarımızın yapısıdır. Parmak uçlarımızda vücudumuzu tehlikelere karşı koruyarak beynimize acı sinyali gönderen çok sayıda sinir hücresi bulunur. Bu küçük sinir hücreleri, canımızı yakacak bir durum olduğunda hemen beynimizi uyarır. Parmak uçlarımız, bu sinir hücrelerinin vücudumuzda en çok bulunduğu yerlerden biridir. Bu yüzden parmağımızda oluşan kesik çok küçük olsa bile bu hücreler yüzünden çok fazla acı hissederiz.
Kağıdın Kenarları Aslında Testere Gibidir
Kesiğin bu kadar acımasının bir diğer sebebi de kağıdın kendi şeklidir. Kağıdın kenarları gözümüze dümdüz ve pürüzsüz görünür. Mikroskopla bakıldığında ise kağıdın kenarlarının tıpkı bir testere gibi tırtıklı olduğunu görürüz. Bu yüzden kağıt keserken düz bir bıçak gibi değil de tıpkı bir testere gibi tırtıklı keser. Bu durumda canımızın çok yanmasına neden olur.
Yara Derin Olmadığı için Sinirler Açıkta Kalır
Kağıt kesikleri genelde çok derine inmez. Parmağımızın yüzeyinde kalır. Çok derin olmadığı için de parmağımızdan neredeyse hiç kan akmaz. Normalde bir yerimizi kestiğimizde kan pıhtılaşarak yaranın üzerini kabukla kapatır. Kağıt kesiğinde kanama olmadığı için yaranın üzeri kapanmaz. Parmağımızdaki açıkta kalan o hassas sinir uçları havayla temas etmeye devam eder. Bu yüzden de deri kendini iyileştiremeyerek o boşluğu kapatamaz. Kapanmayan yara canımızı yakamaya devam eder.




