Makroekonomik istikrarsızlık süreçlerinde finans otoritelerinin en çok çekindiği senaryoların başında, bankacılık sektörü ile devlet maliyesinin birbirini etkilediği sarmal yapılar yer almaktadır. Ekonomi alanında "Kıyamet Döngüsü" (Doom Loop) olarak bilinen bu kavram, bir ülkenin kamu borç yükü ile yerel bankacılık sisteminin sağlığı arasındaki tehlikeli bağı temsil etmektedir. Bu olumsuz döngü bir kez tetiklendiğinde, devletin borçlanma maliyetleri hızla yükselmekte ve bankaların sermaye yapıları zarar alarak ekonomiyi derin bir resesyon dönemine itmektedir.

Kıyamet Döngüsünün Ortaya Çıkış Mekanizması Nasıl Çalışıyor?

Sistemik problemin temelini, ticari bankaların kendi ülkelerindeki devlet tahvillerini bilançolarında yüksek miktarda tutması meydana getirmektedir. Devletin mali yapısı bozulup borçlarını ödeyememe problemi ortaya çıktığında, bu tahvillerin piyasa değeri hızla düşmeye başlamaktadır. Tahvillerin değer kaybetmesi, onları elinde tutan yerel bankaların varlıklarını azaltarak bankacılık krizine zemin oluşturur. Sermayesi düşen bankalar piyasaya kredi vermeyi bırakır ve bu durum ekonomik büyümenin zarar görmesine, sonuç olarak devletin vergi gelirlerinin daha da azalmasına neden olur.

Bu Kriz Sarmalı Nasıl Daha da Derinleşiyor?

Bankaların batma durumuna gelmesi, mevduat sahiplerini korumak ve finansal sistemi ilerletmekle yükümlü olan devletin üzerinde yeni bir mali yük oluşturmaktadır. Hükümet, zor durumdaki bankaları bulundukları zor durumdan kurtarmak için bütçesinden milyarlarca liralık destek sağlamak veya tekrar borçlanmak zorunda kalmaktadır. Halihazırda borç problemiyle karşı karşıya olan devletin bankaları kurtarmak için daha fazla borçlanması, ülkenin kredi notunu düşürerek tahvillerin değerini yeniden aşağı çekmektedir.

Ülker’den Yurt Dışında Eurobond Ödemesi: 21,6 Milyon Dolarlık Faiz Hesaplara Yatırıldı
Ülker’den Yurt Dışında Eurobond Ödemesi: 21,6 Milyon Dolarlık Faiz Hesaplara Yatırıldı
İçeriği Görüntüle

Muhabir: Sibel Bay