Sinema eleştirmenleri ve psikoterapistler, korku filmi izlemenin insan psikolojisinde günlük stres ve kaygıları hafifleten şaşırtıcı bir terapi etkisi yarattığını savunuyor.
Korku Sinemasında Katarsis ve Duygusal Arınma Teorisi
Korku filmleri, sizi korkutmaktan çok daha fazlasını yapar. Ne kadar tuhaf gelse de uzmanlar korku filmi izlemenin stres ve kaygıyı hafifletebileceğini belirtiyor. Yatağın altından çıkan canavarlar, mezardan çıkan zombiler, elektrikli testere kullanan psikopatlar ilk bakışta bunların hiçbiri stresi azaltacak faktörler gibi görünmüyor. Ama uzmanlar konuyla ilgili son derece makul bir açıklama yapıyor. Heyecan ve ürpertiyi aynı anda hissetmek, belki de korku filmlerinin en çekici yanı. Ancak bu filmlerin başka bir özelliği daha var. Korku filmleri sadece korku yaratmaz aynı zamanda korkuyu serbest bırakır. Fear in the Dark (1991) belgeseli için yapılan bir röportajda, ünlü yönetmen Wes Craven, "Bizi korkutan şeylerle olan ilişkimiz, arınma biçimimiz olabilir" demişti.
Gerçekten de uzmanlar, korku filmi izlemenin kişinin zihnini rahatlatabileceğini iddia ediyor.
Kontrollü Ortamda Psikolojik Dayanıklılığı İnşa Etmek
İnsanların kendilerini kasıtlı olarak olumsuz hissettiren uyaranlara maruz bırakması, rasyonel mantık çerçevesinde ilk etapta anlaşılması güç bir durum olarak kabul ediliyor.
Güvenli Koltukta Tehlike Simülasyonu
Ekrandaki karakterler amansız bir hayatta kalma mücadelesi verirken, izleyicinin fiziksel olarak hiçbir tehdit altında olmaması zihinsel bir avantaja dönüşüyor. Korku filmi izlerken vücudumuz bize tehlikede olduğumuzu söylüyor. Ancak rahat bir koltukta otururken güvende olduğumuzu biliyoruz. Bu durum aslında bir terapi işlevi görüyor.
Günlük Stresörleri Yönetme Kabiliyeti
Psikoterapi uzmanları, bu kurgusal gerilim anlarının bireyin gerçek yaşamda karşılaştığı kriz anlarındaki yönetim mekanizmasını güçlendirdiğini savunuyor. California’daki Oaklee Psychotherapy’nin kurucusu Kurt Oaklee’ye göre korku, insanlara gerçek dünyadaki stresle daha iyi başa çıkmayı öğretiyor. Ona göre, stresli bir film sırasında kendimizi kasıtlı olarak endişe yaratan uyaranlara maruz bırakıyoruz. Bu ise günlük hayattaki stres ve korkuları yönetmemize yardımcı oluyor. Çünkü kontrollü bir ortamda stresörleri serbest bırakıyoruz.
Bilinçaltındaki Canavarlarla Yüzleşme Süreci
Kurgusal senaryolar, bireylerin gerçek hayatta adını koyamadığı veya kaçındığı büyük travmalarla yüzleşmesi için metaforik bir zemin hazırlıyor. Film yapımcısı Jonathan Barkan, kız kardeşi kanserle savaşırken korkuyla nasıl yüzleştiğini anlatıyor: "Kardeşime saldıran görünmez bir canavar olduğunu biliyordum. Korku o canavarla yüzleşmenin ve canavarı yenmek istemenin yolu oldu."
Uzmanlara göre korku filmi de tıpkı böyle bir etki yapıyor. Korku filmleri çoğu zaman bilinçaltındaki canavarlarla yüzleşmenize neden oluyor. Bu durum ise daha rahat hissetmenizle sonuçlanıyor.
Küresel Kriz Dönemleri ve Dijital Yayınlardaki Satış Patlamaları
Toplumsal ölçekte yaşanan büyük bunalım ve belirsizlik anlarında, insanlığın kolektif olarak gerilim ve ürkütücü hikayelere sığınması istatistiksel verilere de yansıyor.
Küresel bir salgının yarattığı gerçek korku, insanları sinema sektöründeki kurgusal dehşet senaryolarına çok daha fazla yönlendirdi. Business Insider’a göre, 2020 yılının Mayıs ayında, COVID-19 pandemisinin zirve yaptığı bir dönemde, Movies Anywhere dijital film uygulamasında korku filmlerinin satışı bir önceki yıla göre yüzde 194 artış gösterdi.
Endişeli Benliğin Odak Noktasını Değiştirmek
Dünya genelini sarsan krizlerin ortasındaki bu artış, uzmanlara göre son derece mantıklı. Yüksek stresli dönemlerde insanların gerilim ve korku filmlerine odaklanması alışılmadık bir durum değil. Korku filmleri insanları odaklanmaya zorlar. Bu sırada endişeli benlik, dünyadaki tüm stres faktörlerinden uzaklaşır. O an ekrandaki korkunç canavar dışında hiçbir şeyin önemi yoktur. Küresel bir salgın sırasında bu şekilde odaklanıp dünyadan uzaklaşmak oldukça mantıklı.
Beyaz perdeden yansıyan korku ve gerilim dolu sahneler, izleyicilerin güvenli bir alanda kendi içsel kaygılarıyla yüzleşmesine imkan tanıyarak psikolojik bir rahatlama sağlıyor.




