Küresel piyasalarda Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler ile tahvil faizlerindeki yükseliş fiyatlamalar üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Yatırımcılar, ABD ekonomisinin görünümü ve Fed’in para politikasına ilişkin yeni sinyaller verecek büyüme ile çekirdek kişisel tüketim harcamaları verilerini bekliyor.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,30 ile 2007’den bu yana en yüksek seviyesini görmesinin ardından yüzde 5,24’e geriledi. 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,62 ile 2002’den bu yana, 2 yıllık faiz ise yüzde 4,97 ile Mayıs 2024’ten bu yana en yüksek seviyesini test etti.
Yüksek Faizler Piyasaları Baskılıyor
Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini güçlendirmesi, merkez bankalarının sıkı para politikasını daha uzun süre sürdürebileceği beklentisini artırıyor.
ABD’de yapay zeka yatırımlarının büyümeyi destekleyebileceği beklentisi de uzun vadeli tahvil faizlerinin yukarı yönlü hareketinde etkili oluyor. Kalıcı enflasyon, kamu harcamaları ve teknoloji şirketlerinin artan borçlanma ihtiyacı, yatırımcıların tahvillerde daha yüksek getiri talep etmesine neden oluyor.
Para piyasalarında Fed’in gelecek yıl boyunca birden fazla faiz artırımına gidebileceği fiyatlanıyor.
Petrol 103 Doların Üzerinde
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik yaptırımların hafifletilebileceğine ilişkin haberleri reddetmesinin ardından kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,5 artışla 103,1 dolara yükseldi.
Fed yetkililerinin açıklamaları da piyasalar tarafından yakından izleniyor. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michael Barr, enflasyon hedefine yönelik risklerin arttığını ve ek politika ayarlamalarına ihtiyaç duyulabileceğini belirtirken, Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee enflasyonun uzun süredir yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmasına dikkat çekti.
Dolar endeksi 101,5 seviyesinde seyrederken, altının ons fiyatı yüzde 0,1 düşüşle 4 bin 180 dolar civarında işlem görüyor.
ABD’de Büyüme Ve Enflasyon Verileri İzlenecek
Piyasaların odağında ABD’de açıklanacak büyüme ve çekirdek PCE verileri bulunuyor.
Verilerin beklentilerin üzerinde gelmesi halinde Fed’in faiz artırımlarına devam edebileceğine ilişkin beklentilerin daha da güçlenebileceği değerlendiriliyor.
New York borsası ise tahvil faizlerindeki yükselişin etkisiyle günü düşüşle tamamladı. Dow Jones yüzde 0,26, S&P 500 yüzde 0,17 ve Nasdaq yüzde 0,09 değer kaybetti.
ABD’de tüketici güven endeksi eylülde 81,9’a gerilerken, JOLTS açık iş sayısı ağustosta 7 milyon 79 bine düştü. Endeks vadeli kontratlar ise yeni güne pozitif başladı.
Avrupa ve Asya’da Karışık Görünüm
Avrupa borsalarında jeopolitik riskler ve enerji maliyetleri öne çıktı. Almanya’da DAX 40 yüzde 0,1, İtalya’da FTSE MIB yüzde 0,09 yükselirken, Fransa’da CAC 40 yüzde 0,53 ve İngiltere’de FTSE 100 yüzde 0,45 geriledi.
Avro/dolar paritesi 1,1312 seviyesine kadar düşerek Mayıs 2025’ten bu yana en düşük düzeyini gördü.
Asya piyasalarında ise karışık seyir izlendi. Çin Merkez Bankası, ekonomiyi desteklemek amacıyla üç politika bankasının bir yıllık kredi faizini 25 baz puan indirdi.
Çin’de imalat sanayisi PMI eylülde 49,8’den 50,1’e yükselerek yeniden büyüme bölgesine geçti. Japonya’da Nikkei 225 yüzde 2,1, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 yükselirken, Güney Kore’de Kospi yüzde 0,2 geriledi. Hong Kong’da Hang Seng yatay seyretti.
BIST 100’de Kayıp Yüzde 2,40 Oldu
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi önceki günü yüzde 2,40 düşüşle 12.290,58 puandan tamamladı. Dolar/TL ise yeni günde 49,0130 seviyesinden işlem görüyor.
Sermaye piyasalarındaki gelişmelerin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan Ekonomi Eş Güdüm Toplantısı’nda fonların tasfiye sürecini koordine etmek amacıyla ‘Fon Koordinasyon Kurul’ oluşturulduğu açıklandı.
Devlet Denetleme Kurulu da yatırım fonu işlemlerine ilişkin inceleme ve denetim süreci başlattı.
Analistler, BIST 100 endeksinde 12.200 ve 12.100 puanın destek, 12.400 ve 12.500 puanın ise direnç seviyeleri olarak izleneceğini belirtti.




