Borsa İstanbul’da işlem gören Oba Makarnacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. (OBAMS), hem 2026 yılının ilk üç aylık karnesini paylaştı hem de ortaklarını yakından ilgilendiren kar payı kararını netleştirdi.
Şirket, Haziran ayında Gaziantep’te yapacağı Olağan Genel Kurul toplantısı öncesinde yatırımcılarına fabrikanın gidişatı ve resmi hesaplar hakkında önemli bilgiler sundu.
Satışlar Yerinde Ama Kağıt Üzerinde Zarar Var
Şirketin açıkladığı yeni yılın ilk 3 aylık faaliyet raporuna göre Oba Makarna’nın çarkları dönüyor. Şirket, Ocak-Mart ayları arasındaki ilk çeyrekte 4 milyar 827 milyon TL değerinde un ve makarna satışı gerçekleştirdi. Geçen yılın aynı döneminde de buna çok yakın bir satış yapılmıştı.
Ancak bu yüksek satış performansına rağmen şirket, resmi defterlerde dönemi 880 milyon TL net dönem zararı ile kapattı.
Rapordaki detaylara göre bu zararın fabrikadaki üretimle ya da işlerin kötü gitmesiyle bir ilgisi yok. Temel neden devletin enflasyonist ortamlarda şirketlerin varlıklarını yeniden hesaplatmak için zorunlu tuttuğu "enflasyon muhasebesi" kuralları.
Bu hesaplama yöntemi yüzünden şirket kağıt üzerinde 578,9 milyon liralık bir parasal kayıp yaşadı ve bu durum bilançoyu zarara taşımış oldu.
Ortaklara Neden Kar Payı Ödenmeyecek?
Şirketin daha önce aldığı yönetim kurulu kararına göre bu yıl ortaklara nakit kar payı (temettü) dağıtılmayacak. Bunun sebebi de yine aynı hesap kitap meselelerine dayanıyor.
Oba Makarna, yasal defterlerde aslında 812,7 milyon lira kar etti. Fakat Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) resmi kuralları devreye girince, şirket geçen yılı toplamda 2 milyar 89 milyon TL net dönem zararı ile kapatmış sayıldı.
Kurallar gereği, resmi tabloda net zarar çıktığı zaman ortaklara kar payı dağıtılamıyor. Şirket yönetimi de yasal defterdeki o kar görünen parayı dışarıya harcamak yerine, şirketin kasasını daha güçlü tutmak amacıyla "olağanüstü yedekler"de tutma kararı aldı.
Sonuç Olarak
Oba Makarna iş yapamaz hale gelmiş değil. Şirketin kasasında hazır bekleyen 2,69 milyar lira nakit parası, depolarında ise 2 milyar liradan fazla satılmayı bekleyen ürünü var. Üstelik şirketin sahip olduğu tüm varlıkların yüzde 83'ü kendi öz sermayesinden oluşuyor, yani borç yükü oldukça hafif.
Karşımızdaki tek sorun, yüksek enflasyon dönemlerinde uygulanan resmi muhasebe kurallarının bilançoyu aşağıya çekmesi. Şirket hem geçen yılı hem de bu yılın ilk aylarını teknik olarak zararda gösterdiği için elindeki nakit parayı ortaklara dağıtarak dışarı çıkarmıyor, kasasında tutarak önümüzdeki dönemler için mali yapısını korumayı seçiyor.




