Dünya genelinde ikonik bir simge haline gelen Amerikan okul otobüslerinin kendine has görünümleri, sadece sinematografik bir tercih değil, kökleri derin bir mühendislik ve güvenlik araştırmasına dayanan stratejik bir karardır. Her gün milyonlarca öğrenciyi taşıyan bu devasa araçların neden başka bir renk değil de parlak bir sarı tonuyla yollarda boy gösterdiği sorusu, bizi ulaşım tarihinin dönüm noktalarına götürmektedir. Estetik kaygıların çok ötesinde, insan biyolojisi ve trafik güvenliğiyle harmanlanmış bu tercih, öğrencilerin evden okula gidiş yolculuğunu bir standart altına almayı başarmıştır. Gelin, modern okul taşımacılığının temellerini atan o sürece ve sarı rengin ardındaki bilimsel gerçeklere daha yakından bakalım.
Okul Taşımacılığında Standartlaşmanın Öncüsü: Frank Cyr
1930’larda okul taşımacılığındaki düzensizliği fark ederek harekete geçen Frank Cyr adında bir profesör, çcukların güvenli bir şekilde okula gitmesi için ulusal standartların belirlenmesi gerektiğini düşünüyordu.
1939’da düzenlediği bir konferansta, otobüslerin boyutlarından kapılarına kadar toplam 44 standart belirlendi fakat bu konferansın sonucunda alınan en dikkat çekici karar, araçların dış görünüşüne dair olan renk tercihiydi.
Cyr, çocukları taşıyan bir aracın uzak mesafeden bile görülebilmesi için sarıyı en mantıklı seçenek olarak sundu.
Neden Başka Bir Renk Değil de Sarı?
Cyr, okul otobüsleri için gözün en kolay algıladığı renk olan sarıyı tercih etti ve bu renk, sadece sağlıklı görüşe sahip bireyler tarafından değil, renk körleri tarafından da fark edilebiliyordu. Cyr bu amaçla sarının tonları üzerinde yoğunlaştı.
National School Bus Glossy Yellow olarak bilinen bu özel ton, hem uzak mesafeden kolayca seçilebiliyor hem de trafikteki diğer tüm taşıtlardan ayrışacak kadar belirgin bir yapı sergiliyordu.
Bununla birlikte parlak sarı rengin, hem gündüzleri hem de akşamları diğer renklerden 1,24 kat daha hızlı fark edildiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
İnsan Gözünün Işığa Duyarlılığı ve Görünürlük Bilimi
Sadece okul otobüsleri değil, dikkat çekmesi gereken birçok nesne aslında benzer renklerde tasarlanır. Bunun temel nedeni ise insan gözünün yaklaşık 560 nm (nanometre) dalga boyundaki ışığa en duyarlı olmasıdır.
Bu dalga boyundaki nesneler genellikle dikkatimizi en hızlı şekilde çeker ve dolayısıyla sarı renk en kolay fark edilen renklerden biridir. Bu durum taksilerde ve bazı trafik uyarılarında da aynı güvenlik gerekçesiyle tercih edilmektedir.
Okul Otobüslerinin At Arabalarından Günümüze Evrimi
ABD'deki okul servislerinin her zaman bu tasarıma sahip olduğu düşünülse de durum geçmişte oldukça farklıydı. İlk örnekler 1886 yılında Wayne Works şirketi tarafından yapılan ve school hacks veya kid hacks denilen at arabalarıydı.
Otomobil teknolojisinin gelişmesiyle 1914 yılında karşılıklı oturma düzenine sahip yeni modeller üretildi ve ardından Blue Bird Company, bugün bildiğimiz otobüslere benzeyen tasarımlar yapmaya başladı. Otobüsün tavanındaki California tepesi adlı tasarımın patenti Gillig Bros. tarafından alındı ve yaygınlaştı.
1930'larda ebeveynlerin güvenlik endişeleri artınca Dr. Frank Cyr'ın liderliğinde ulusal standartlar oluşturuldu ve 1974 yılıyla birlikte sarı otobüsler ABD'nin tamamına yayıldı.
Diğer Ülkelerdeki Uygulamalar ve Türkiye Örneği
Amerikan okul servisleri kendine has tasarımı, enerji emici koltukları ve çarpışmaya dayanıklı yapılarıyla 30 milyon kadar öğrenciyi taşıyan devasa bir sistemdir. Ancak diğer ülkelerdeki uygulamalar bu durumdan oldukça farklılık göstermektedir.
Birçok ülkede okul servislerinin normal otobüslerden ya da minibüslerden pek farkı bulunmuyor. Örneğin Türkiye'de okul servisi olarak otobüs yerine genellikle minibüs tercih ediliyor. Bu araçlarda Amerikan sistemindeki gibi belirgin bir renk farklılığı bulunmuyor ve araçların arkasında sadece uyarı levhası yer alıyor.


