14 Şubat Sevgililer Günü, günümüzde sadece romantik mesajların, kırmızı güllerin ve hediye paketlerinin günü olmaktan öte, yüzyıllar içerisinde değişim göstererek küresel anlamda milyarlarca dolarlık, Türkiye’de ise yüz milyarlarca liralık bir ekonomik hareketliliğe dönüşmüştür.

Sevgililer Günü ve Hediyeleşme Olgusu Nasıl Başladı?
Sevgililer Günü’nün kökenleri Antik Roma’daki bereket ritüeli Lupercalia’ya ve ardından meydana gelen Aziz Valentine efsanesine dayanmaktadır. Söz konusu günün gerçek bir "ekonomik takvim" durumuna dönüşmesi ise 19. yüzyılın sanayi devrimiyle mümkün hale gelmiştir.
Tarihsel kaynaklar, 1840’lı yıllarda Amerikalı girişimci Esther Howland tarafından ilk dantelli tebrik kartların seri üretimiyle "duyguların metalaşma" aşamasının başladığını ifade etmektedir.
Howland’ın o dönemde elde ettiği yıllık 100 bin dolarlık ciro, günümüzün büyük perakende zincirlerinin temelini atan ilk adımını oluşturdu. 1913 yılında Hallmark’ın tebrik kartlarını küresel anlamda piyasaya sürmesi ise 14 Şubat’ı yerel bir gelenekten, global bir ticaret günü haline getirdi.

Tüketici Davranışlarında Dikkat Çeken Dönüşüm
Geçen yıllarla beraber, hediyeleşme kültürü kartlardan mücevhere, mücevherden ise deneyim merkezli harcamalara dönüştü. Küresel piyasa analizleri, tüketicilerin yalnızca nesne almadığını romantik yemekler, tatiller ve dijital abonelikler gibi hizmetler için de önemli oranda harcama yaptıklarını kanıtlamaktadır.
Özellikle son dönemlerde akıllı telefonların hayatımızdaki etkisiyle birlikte, Sevgililer Günü ekonomisi sokaktaki mağazalardan dijital uygulamalara taşındı. Bu durum, perakendecilerin yanı sıra, Lojistikten dijital finans altyapısına kadar geniş bir ekosistemi yoğun tempoya taşıyan küresel bir operasyon niteliği haline geldi.
Türkiye’nin Ekonomi Sahnesi
Küresel hareketlilik Türkiye’ye yansıdığında, veriler yerel ekonominin dinamizmini bir kez daha gösteriyor. Sektör temsilcileri ve ETİD gibi kuruluşların verileri çerçevesinde, 14 Şubat’ın etkisiyle beraber, Türkiye’de Şubat ayı e-ticaret hacminin 400 milyar TL gibi rekor bir seviyeye çıkması bekleniyor.
Belirtiler rakamlar, yalnızca bir "hediyeleşme" değil, giyimden elektroniğe, kozmetikten küçük ev aletlerine kadar pek çok farklı sektörün kış aylarındaki durgunluğu geride bıraktığını gösteriyor.
Bunun yanı sıra dijital platformlar aracılığıyla yapılan çevrimiçi alışverişlerin hızı, Türkiye’nin bu küresel ticari yarışta ne kadar önemli bir aktör olduğunu ortaya koyuyor.




