Norveç'in Bergen şehri yakınlarında yer alan Isdalen Vadisi'nde 1970 yılında yarı yanmış halde bulunan kimliği belirsiz bir kadının cesedi, Soğuk Savaş tarihinin en karmaşık kriminoloji vakalarından biri olmuştur. Isdal Kadını olarak adlandırılan yaratığın eşyalarında yürütülen incelemeler, etiketleri kesilmiş giysiler, şifreli notlar ve sahte kimliklerle dolu bavulların varlığını ortaya çıkarmıştır. Adli kriminologlar ve tarihçiler, olay yerindeki bulguların uluslararası bir casusluk ağının işareti olabileceğini belirtmiştir.

Isdal Kadını Vakası Neden Yıllardır Çözülemiyor?

Vakanın çözülmesini güç hale getiren en büyük etken, ölen kadının izlerini silmek için profesyonel şekilde kurgulanmış tekniklerin kullanılmış olmasıdır. Kadının Bergen'deki bir tren istasyonunun emanet dolabına bıraktığı bavullarda sekiz farklı sahte pasaport, birden fazla peruk ve seyahat bölgelerini içeren şifreli günlükler tespit edildi. Otopsi raporlarında kadının midesinde çok sayıda uyku hapı bulunması ve ölüm sebebinin yangın dumanı zehirlenmesi olarak açıklanması şüpheleri daha da güçlendirmiştir.

Nüfus ve Yerleşmeyi Etkileyen Temel Faktörler Nelerdir?
Nüfus ve Yerleşmeyi Etkileyen Temel Faktörler Nelerdir?
İçeriği Görüntüle

Adli Tıp Isdal Kadınının İzini Nasıl Sürdü?

Gelişen adli tıp teknolojileri vasıtasıyla son dönemlerde diş minesi ve kemik örnekleri üzerinde yapılan izotop analizleri, kadının çocukluğunu ve gençliğini Orta Avrupa'da geçirdiğini ortaya çıkardı. Fransızca, Almanca, Flandre dili ve İngilizce konuştuğu tanık ifadeleriyle belirlenen kadının Soğuk Savaş döneminde askeri testleri takip eden bir ajan olabileceği teorisi ağırlık kazanmaktadır. Yapılan güncel DNA testleri kadının Avrupa kökenli olduğunu gösterse de resmi kimliği gizemini sürdürmektedir.

Muhabir: Sibel Bay