Mühendislik ve bilişim alanlarında kadın istihdamının yetersiz kalması, dijitalleşen yeni dünya düzeninde ciddi bir fırsat eşitsizliğini beraberinde getiriyor.
Bilim ve Mühendislik Alanında Büyük Uçurum
National Science Foundation tarafından paylaşılan Bilim ve Mühendislik Sektörlerinde Kadınlar, Azınlıklar ve Engelliler Raporu verilerine göre kadınlar mühendislik alanında erkeklere oranla yüzde 75 daha az bulunuyorlar. Aynı şekilde bilim ve teknoloji alanındaki istihdama bakıldığında da erkeklerin yine yüzde 25 daha fazla istihdamda yer aldığı görülüyor. Kurumun geçmiş dönem verileri incelendiğinde, 1990’ların başında kadınların mühendislik alanında okuma oranının yüzde 15’lerde seyrettiği, erkeklerin ise bu alanda okuma oranının yüzde 80’in üzerinde kaldığı anlaşılıyor. Türkiye Sinai Kalkınma Bankası tarafından paylaşılan Tematik Bakış raporu ise yükseköğretimde bilgi ve iletişim teknolojileri, mühendislik veya doğa bilimleri alanlarından mezun olan kadınların oranını yüzde 13 olarak gösteriyor. Bu tabloyu destekleyen OECD PISA testleri sonuçlarında da erkeklerin yüzde 4.8’i teknoloji sektöründe çalışmayı hedeflerken genç kızların ise sadece yüzde 0,4’ünün teknoloji sektöründe çalışmayı hedeflediği ortaya koyuluyor.
Teknoloji Sektöründeki Kadın İstihdamı Oranları
İş gücü piyasasının genelindeki kadın varlığı ile teknolojik departmanlardaki yoğunlaşma oranları karşılaştırıldığında adaletsiz dağılım daha net hissediliyor. Bilişim Sistemleri Denetim ve Kontrol Birliği verileri incelendiğinde dünya genelinde istihdam edilen kadın oranı yüzde 40 olsa da teknoloji sektöründeki kadın istihdamının yine yüzde 25 seviyelerinde kaldığı dikkat çekiyor. Honeypot araştırması sonuçlarına göre ise Türkiye genelindeki 30 milyon istihdam içerisinde sadece 245 bin teknoloji çalışanı olduğu ve bunun da sadece yüzde 9.91’inin kadın olduğu vurgulanıyor.
Bilgisayar Oyunları Kadınları Sektörden Uzaklaştırdı
Kadınların bilişim ve yazılım dünyasından zaman içinde çekilmesinin temelinde, toplumsal algılar ve pazarlama stratejilerindeki köklü değişimler yatıyor. Özellikle 1980'li yıllardan sonra kadınların mühendislik alanındaki faaliyetlerinin azalmasının başta aileler olmak üzere toplum tarafından kadına ve kız çocuklarına yüklenen rollerle ilişkili olduğu görülüyor. Söz konusu dönemde bilgisayar mühendisliği alanında okuyan ve çalışan kadınlar tarafından üretilen oyunlar herkes tarafından oynanırken, bilgisayarların ulaşılabilir ve taşınabilir hale gelmesiyle oyunlar giderek erkek çocukları için tasarlanmaya başlıyor. Bu kurgunun pazarlama stratejilerine yansıması, kadınları mühendislik alanından uzaklaştırırken, bilgisayar oyunlarının erkek çocuklar için pazarlanması kız çocuklarının bu alana olan ilgisini zamanla azaltıyor. Diğer bir faktör olarak teknoloji üreten ve bu alanda liderlik yapan kadın rol modellerinin 1990'lı yılların başından beri azalması ve büyük teknolojik gelişmelerin erkekler tarafından yapılması, bu alandaki kadınlar için motivasyon düşürücü bir zemin yaratıyor.
Teknik Pozisyonlarda Ücret ve Önyargı Engeli
Sektörde tutunmaya çalışan kadın profesyoneller, kurumsal önyargılar ve adaletsiz gelir politikaları nedeniyle kariyer basamaklarını tırmanmakta güçlük çekiyor. Teknolojide Kadın Derneği Kurucusu Zehra Öney önderliğinde tartışılan bu konuyu destekleyen TUBISAD araştırmasına göre, teknolojide istihdam edilen kadınların yüzde 49’u sektörde ücret konusunda büyük bir eşitsizlik olduğunu ifade ediyor. İşverenlerin teknik pozisyonlar için kadın çalışanlara karşı erkeğe göre daha yetersiz olduğu önyargısıyla yaklaşması, doğrudan maaş politikalarına ve işe alım oranlarına olumsuz yansıyor. Ayrıca teknoloji sektörünün sürekli emek ve takip gerektiren esnek olmayan mesai yapısı, toplumsal roller nedeniyle iş ve hayat dengesini korumak isteyen kadınların farklı sektörleri seçmesine yol açıyor.
Otomasyon Riski En Çok Kadınları Tehdit Ediyor
Yapay zeka ve dijitalleşmenin getirdiği yeni endüstriyel düzen, gerekli önlemler alınmadığı takdirde kadın çalışanları çok daha sert etkileme riski barındırıyor. IMF tarafından yapılan güncel bir araştırmada otomasyon sebebiyle işinden olma riski kadınlarda yüzde 11, erkeklerde ise yüzde 9 olarak tespit ediliyor. Sürdürülebilir bir ekonomik büyüme için istihdamda cinsiyet çeşitliliğinin sağlanması gerekirken, Microsoft araştırmaları kız çocuklarının 11 yaşına kadar STEM alanına ilgiliyken 15 yaşında bu ilginin azaldığını gösteriyor.
Ekonomik kalkınmanın ve dijital inovasyonun kalıcı hale gelmesi, çocuk yaşlardan itibaren kız çocuklarının bilim ve teknoloji alanlarına teşvik edilmesiyle mümkün görünüyor.



