Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada İran ile ilgili değerlendirmelerde bulunan ABD Başkanı Donald Trump, 3 Kasım’daki seçimlerden hemen sonra İran'la bir anlaşmaya varacaklarına inandığını, karşı tarafın bunu yapmamasının mantıklı olmadığını belirtti.

İki ülke arasındaki krizin “öyle ya da böyle” ve “hızlı” bir şekilde çözülmesi gerektiğini vurgulayan Trump, şu ifadeleri kullandı:

Trafik Kazaları Üzerinden Vurgun İddiası: Kişisel Veriler Satılıyor mu?
Trafik Kazaları Üzerinden Vurgun İddiası: Kişisel Veriler Satılıyor mu?
İçeriği Görüntüle

Ya İran’la anlaşma yapma ya da İran’ı yok etme konusunda bir karar verme aşamasındayım.”

Jeopolitik Gerilimin Ekonomik Maliyeti

ABD Başkanı Trump’ın “ya anlaşma ya yok etme” ikilemi ve hızlı çözüm retoriği, jeopolitik risklerin ötesinde küresel ekonomi, enerji arzı ve finans piyasaları üzerinde doğrudan belirleyici bir ağırlık taşıyor.

Hürmüz Boğazı ve Körfez hattındaki olası bir çatışma, petrol fiyatlarında ani ve sert sıçramalara yol açarak düşme eğilimli küresel enflasyonu yeniden tetikleyebilir. Bu durum merkez bankalarının faiz patikalarını zorlayabilir.

Buna karşılık, seçim sonrası olası bir anlaşma senaryosu ise yaptırımların esnetilmesiyle enerji arzını rahatlatabilir, küresel ticaret hacmini ve risk iştahını destekleyebilir. Piyasalar bu söylem hattında güvenli liman varlıklarını ve enerji kontratlarını yakın takipte tutuyor.

Kaynak: AA