Türkiye'nin brüt dış borç stoku, yılın ilk çeyrek döneminde gösterdiği düşüş eğiliminin ardından 518 milyar dolar seviyesine kadar geriledi.
Vadelerine Göre Dış Yükümlülüklerde Yaşanan Son Değişimler
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, yılın ilk çeyreklik dönemine mercek tutan Türkiye Dış Borç İstatistikleri raporunu yayımladı. Paylaşılan kurumsal verilere bakıldığında, ülkenin toplam brüt dış borç yükünün makro düzeyde hafif bir geri çekilme yaşadığı anlaşıldı. Söz konusu çeyrekte, kısa vadeli dış borç bakiyesi yüzde 0,5 oranında bir gerileme neticesinde 166,6 milyar dolar basamağına yerleşti. Aynı zaman dilimi içerisinde uzun vadeli dış borç kalemi de yüzde 0,3 seviyesindeki sınırlı bir düşüş hareketiyle 351,9 milyar dolar olarak tescil edildi.
Sektörel Dağılım ve Merkez Bankasının Yükümlülükleri
Finansal tablonun alt sektör bileşenleri incelendiğinde, kamu ve özel sektörün borçlanma eğilimlerinde zıt yönlü hareketler dikkat çekti. Bir önceki çeyrekle kıyaslandığında kamu sektörünün üzerine düşen toplam borç yükü yüzde 3,3 oranında azalış kaydederek 192,2 milyar dolar sınırına çekildi. Buna karşılık özel sektörün yurt dışı borçlanma hacmi yüzde 1,8 oranında bir genişleme gösterdi ve 302,1 milyar dolar seviyesine tırmandı. Bu süreçte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kendi bünyesindeki dış yükümlülükler ise yüzde 2,9 oranında bir düşüş trendiyle 24,3 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.
Finansal Enstrümanlar ve Kullanılan Para Birimlerinin Dağılımı
Borç stokunun hangi finansal araçlar üzerinden şekillendiğine bakıldığında, kredilerin ezici bir ağırlığa sahip olduğu görüldü. Toplam enstrüman havuzu içerisinde krediler yüzde 46,1 oranındaki payla ilk sırada konumlandı. Kredi enstrümanlarını sırasıyla yüzde 19,1 ile borç senetleri, yüzde 17,5 ile ticari krediler ve diğer yasal yükümlülükler takip etti. Rezerv ve borç para birimi kompozisyonunda ise doların ağırlığı korundu. Toplam dış borç portföyünün yüzde 48,7'lik dilimi dolar cinsinden tutulurken, euro yüzde 29,5, Türk lirası yüzde 11,7 ve geriye kalan diğer para birimleri ise yüzde 10,2 oranında pay aldı.
Vade Projeksiyonları ve Gelecek Dönem Ödeme Profili
Kredi ve borç senetlerine yönelik yasal ödeme takvimleri ve projeksiyonları, anapara geri ödemelerinin uzun bir zamana yayıldığını gösterdi. Yapılan vadeli analizlere göre, anapara ödeme yoğunluğunun 24 ay ve üzerindeki vadelerde kümelendiği anlaşıldı.
Bu duruma tezat olarak 13 ile 24 ay arasındaki vadelerde anapara ödemeleri görece daha dar bir sınırda kalırken, 0 ile 12 ayı kapsayan kısa vadeli periyotta ise daha çok özel sektörün kullandığı kredilerden ileri gelen bir ödeme profili ön plana çıktı.




