Birinin size hiçbir şey yapmadan para teklif ettiğini düşünün. Mantıken miktar ne olursa olsun kabul etmek gerekir. Ancak deneyler, insanların her zaman böyle davranmadığını gösteriyor. Davranışsal ekonomide kullanılan Ültimatom Oyunu, adalet duygusunun ekonomik çıkarın önüne geçebildiği en bilinen örneklerden biridir.
Oyun Nasıl İşliyor?
Oyunda iki kişi bulunuyor. İlk kişiye belirli miktarda para veriliyor ve bu parayı kendisiyle diğer kişi arasında nasıl paylaşacağı soruluyor.
İkinci kişi teklifi kabul ederse para önerildiği şekilde bölüşülüyor. Reddederse iki taraf da hiçbir şey alamıyor.
Mantıklı Olan Her Teklifi Kabul Etmek mi?
Klasik ekonomik bakışa göre ikinci kişinin kendisine sıfırdan büyük herhangi bir miktar teklif edildiğinde kabul etmesi beklenir.
Çünkü örneğin 1.000 liranın yalnızca 100 lirası teklif edilse bile 100 lira, hiç para almamaktan daha kazançlıdır. Gerçekte ise insanlar çok düşük payları sık sık reddedebiliyor.
Adaletsizlik Hissi Kararı Değiştiriyor
Teklif fazla dengesiz olduğunda ikinci kişi yalnızca parasal kazancı düşünmüyor. “Bana haksızlık yapılıyor” duygusu kararın içine giriyor.
Bu nedenle kişi kendi kazancından vazgeçse bile karşı tarafın da para alamamasını tercih edebiliyor.
Kararı Sadece Para Belirlemiyor
Ültimatom Oyunu, insanların ekonomik davranışlarının yalnızca kişisel kazanç hesabıyla açıklanamayacağını gösteriyor.
Adalet, karşılıklılık, öfke ve sosyal normlar da kararları etkileyebiliyor. İnsanlar bazen daha az kazanmayı, haksız buldukları bir paylaşımı kabul etmeye tercih ediyor.
Teklif Yapan Kişi de Bunu Hesaba Katıyor
Oyunun diğer tarafı da önemli. Parayı paylaşan kişi, çok düşük bir teklif yaparsa karşı tarafın bunu reddedebileceğini biliyor. Bu yüzden yalnızca kendi payını büyütmeye çalışmak yerine teklifin kabul edilme ihtimalini de hesaba katmak zorunda kalıyor.
Ültimatom Oyunu, insanların her zaman “ne kadar para kazanırım?” sorusuyla hareket etmediğini gösteriyor. Bazen adalet duygusu, hiçbir şey almama pahasına bile ekonomik kazancın önüne geçebiliyor.





