Uluslararası film festivalleri 2026 yılında usta yönetmenlerin dönüşüne sahne oluyor; Iñárritu'nun Tom Cruise'lu projesinden İlker Çatak'ın Ankara'da geçen yeni filmine kadar 79 iddialı yapım sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

Sinema dünyası, 2025 yılını geride bırakıp 2026’ya merhaba derken, gözler yılın en önemli uluslararası film festivallerine çevrildi. Sektörün önde gelen isimlerinin yeni projeleri ve merakla beklenen yıldız oyuncuların performansları, bu yılki festivallerin çehresini belirlemeye hazırlanıyor. James Gray, Ruben Östlund ve Paweł Pawlikowski gibi usta yönetmenlerin yanı sıra, Alejandro González Iñárritu’nun Tom Cruise başrollü yeni filmi "Digger" ve David Fincher imzalı "The Adventures of Cliff Booth", 2026 festival takviminin en iddialı adayları arasında gösteriliyor.

The Odyssey, Festivallere Katılmayacak

Cannes, Venedik ve Berlin gibi A sınıfı festivallerin seçkileri hakkında spekülasyonlar şimdiden yoğunlaşmış durumda. Steven Spielberg’in UFO temalı yapımı Disclosure Day ve Disney/Pixar imzalı Toy Story 5, erken yaz vizyon tarihleri nedeniyle Cannes prömiyerinden uzak görünse de festival direktörü Thierry Frémaux’un son dakika sürprizleri her zaman ihtimal dahilinde değerlendiriliyor. Christopher Nolan’ın merakla beklenen epik filmi The Odyssey’in ise yönetmenin geleneksel tutumunu sürdürerek festivallere katılmadan doğrudan gişe yolculuğuna çıkması bekleniyor.

Acı Yediğimizde Neden Terleriz? Kapsaisin ve VR1 Reseptörleri
Acı Yediğimizde Neden Terleriz? Kapsaisin ve VR1 Reseptörleri
İçeriği Görüntüle

Iñárritu ve Tom Cruise'un Gizemli Projesi: Digger

Dört Oscar ödüllü yönetmen Alejandro González Iñárritu’nun yeni filmi nihayet resmi bir isme kavuştu: Digger. Başrolünde Tom Cruise’un yer aldığı yapım, Warner Bros ve Legendary ortaklığında izleyiciyle buluşacak. "Felaket boyutlarında bir komedi" olarak tanımlanan filmin, Ekim 2026’daki vizyon tarihinden hemen önce Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapması bekleniyor.

Ankara Sokaklarından Dünya Sahnesine: Yellow Letters

İlker Çatak’ın gizlilik içinde yürüttüğü yeni projesi Yellow Letters, 2026’nın en çok konuşulan yapımlarından biri olmaya aday. Ankara’da çekilen film, devletin keyfi kararları sonucu işlerinden olan bir oyuncu ile bir tiyatro profesörünün sarsılan hayatlarını konu alıyor. Ankara’nın toplumsal hafızasını uluslararası arenaya taşıyacak olan yapım, festival küratörlerinin radarında ilk sıralarda yer alıyor.

Ruben Östlund ve Keanu Reeves: Eğlence Sistemi Çöktüğünde

İki Altın Palmiye sahibi Ruben Östlund, yeni filmi The Entertainment System is Down ile teknoloji bağımlılığı ve insan doğası üzerine sert bir hiciv sunuyor. İngiltere’den Avustralya’ya giden bir uçakta eğlence sisteminin bozulmasıyla yaşanan kaosu anlatan film; Keanu Reeves, Kirsten Dunst ve Daniel Brühl gibi yıldız isimlerden oluşan kadrosuyla Cannes’ın en iddialı yapımı olarak görülüyor.

James Gray ve Yıldızlar Geçidi: Paper Tiger

Usta yönetmen James Gray, New York merkezli bir suç draması olan Paper Tiger ile geri dönüyor. Adam Driver, Scarlett Johansson ve Miles Teller’ın başrollerini paylaştığı film, Amerikan Rüyası peşindeki iki kardeşin Rus mafyasıyla olan tehlikeli mücadelesini ele alıyor. Yapımcıların "Gray’in şimdiye kadarki en iyi filmi" olarak nitelediği proje, Cannes için gün sayıyor.

David Fincher ve Brad Pitt Yeniden: Cliff Booth’un Maceraları

Netflix’in merakla beklenen yapımı The Adventures of Cliff Booth, Brad Pitt’in "Once Upon a Time in Hollywood" filmindeki unutulmaz karakterini merkeze alıyor. Quentin Tarantino’nun senaryosu ve David Fincher’ın yönetmenliğiyle hayata geçen projenin, Venedik veya New York Film Festivali’nde büyük bir patlama yapması öngörülüyor.

Paweł Pawlikowski’den Bir Soğuk Savaş Draması: 1949

Oscar ödüllü yönetmen Paweł Pawlikowski, Colm Tóibín’in "The Magician" romanından uyarlanan 1949 ile sinemaya geri dönüyor. Thomas Mann ve kızı Erika’nın savaş sonrası parçalanmış Almanya’da çıktıkları yolculuğu konu alan film, Sandra Hüller gibi güçlü bir oyuncuyu kadrosunda barındırıyor.

Luca Guadagnino ve Yapay Zeka Komedisi: Artificial

After the Hunt sonrası Luca Guadagnino ve Andrew Garfield ikilisi, yapay zeka dünyasını konu alan Artificial projesinde yeniden bir araya geliyor. OpenAI ve Sam Altman’ın görevden alınma sürecinden esinlendiği söylenen bu komedi draması, güncel temasıyla sonbahar festivallerinin en sıcak başlıklarından biri olacak.

Florian Zeller’ın Psikolojik Gerilimi: Bunker

Babanın ve Oğlun yönetmeni Florian Zeller, Penélope Cruz ve Javier Bardem’i Bunker filminde buluşturuyor. Bir milyarder için sığınak inşa eden bir mimarın evliliğinin test edildiği bu gerilim filmi, usta oyuncu kadrosuyla 2026 sonbaharına damga vurmaya hazırlanıyor.

Ryusuke Hamaguchi Paris Sokaklarında

Oscar ödüllü Japon yönetmen Ryusuke Hamaguchi, yeni filmi "All of a Sudden"ın çekimlerini Paris’te tamamladı. Bir tiyatro yönetmeni ile bir huzurevi yöneticisi arasındaki bağı konu alan film, yönetmenin karakter odaklı anlatım tarzını bu kez Avrupa atmosferine taşıyor.

Danny Boyle’un Medya Savaşı: Ink

"28 Years Later"ın hemen ardından Danny Boyle, Rupert Murdoch’un medya dünyasındaki yükselişini ele alan "Ink" ile gündemde. Guy Pearce ve Jack O’Connell’ın başrollerde olduğu yapım, bir gazetenin dönüşümünü ve medya gücünün sınırlarını sorguluyor.

Christopher Nolan ve "The Odyssey"

Christopher Nolan’ın yeni epik projesi "The Odyssey", Temmuz 2026’da vizyona girmeye hazırlanıyor. Her ne kadar Nolan festivaller yerine doğrudan vizyonu tercih etse de filmin sektördeki etkisi 2026 festival sezonunun atmosferini belirleyen en önemli unsurlardan biri olacak.

Tilda Cobham-Hervey’den İlk Yönetmenlik Deneyimi

Avustralyalı oyuncu ve yazar Tilda Cobham-Hervey, It’s All Going Very Well No Problems At All ile ilk uzun metrajlı yönetmenlik koltuğuna oturuyor. Sanatçı kimliğiyle varoluşsal bir çöküşün eşiğinde olan genç bir kadının, çalıştığı bakımevinde kalan Harold isimli yaşlı bir adamla kurduğu derin bağı konu alan film, duygusal derinliğiyle dikkat çekiyor. Cobham-Hervey’nin Berlinale geçmişi, filmin 2026 festival takvimindeki şansını artırıyor.

2026 sinema yılı, dijital platformların (özellikle Netflix) festivallerdeki ağırlığını artırmaya devam ettiği, aynı zamanda geleneksel auteur sinemasının yeni tekniklerle hibritleştiği bir dönem vadediyor.

Muhabir: Betül Gökçe AKGÖL