Günlük hayatta birbirine yakışmayan şeyleri tanımlarken kullandığımız bu deyimin tarihi, İstanbul’un tarihî semtlerinden biri olan Şişhane’ye ve Osmanlı askeri teknolojisine kadar uzanıyor.
Şeşhane’den Şişhane’ye
İstanbul’un Şişhane semti, eski zamanlarda Şeşhane adıyla anılırdı.
Farsça’da altı anlamına gelen şeş ve imalathane manasındaki hane kelimelerinin bir araya gelerek oluşturduğu bu isim, o dönemde top ve tüfeklerdeki yiv sayısını gösteriyordu.
Altı adet yivi bulunan bu topların imal edildiği bölge, zamanla bu isimle anılmaya başlandı.
Yivsiz Namlulardan Menzili Uzun Silahlara
Ateşli silahların çıktığı ilk dönemlerde namlu içleri bir kaval gibi dümdüz olan silahlar kaval olarak adlandırılırdı.
İlerleyen zamanlarda icat edilen yivli toplar ise mermilerin daha uzun mesafelere ulaşmasını yardımcı oldu.
Şeşhane olarak isimlendirilen altı yivli bu toplar, zamanının en önemli teknolojik adımları arasında bulunuyordu.
İki Ayrı Sistemin Uyumsuz Birleşimi
Deyim, bir mucidin yivli şeşhane sistemi ile eski kaval tipi namluyu bir araya getirerek yeni bir silah yapma isteğiyle ortaya çıktı.
İki birbirine benzemeyen düzenek bir araya gelince işler karıştı. İcat işlevsiz kalarak başarısız oldu.
Bu olaydan sonra, birbiriyle örtüşmeyen ve yakışmayan her durum için "Altı kaval, üstü şeşhane" ifadesi kullanılmaya başlandı.





