Ankara’nın Altındağ ilçesinde bulunan Alaaddin Camii, Selçuklu döneminden günümüze ulaşan önemli tarihi yapılardan biri olarak dikkat çekiyor.
Tarihi caminin tam olarak ne zaman inşa edildiği biliniyor. Kaynaklarda yapının, 1178 yılında Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından yaptırıldığı yazılıyor. Caminin mülkiyeti Sultan Alaaddin Vakfı adına kayıtlı bulunuyor.
Yüzyıllar içinde çeşitli restorasyonlardan geçen cami, dikdörtgen planlı bir tasarım üzerine inşa ediliyor. Caminin duvarlarında kerpiç malzeme kullanılıyor. Üzeri kırma çatıyla örtülüyor. Caminin yapımında ve çevresinde farklı dönemlerden kalan taş malzemeler kullanılıyor. Kuzeybatı köşesinde yer alan minare, taş kaide ve tuğla gövdesiyle dikkat çekiyor. Cami girişinin üzerindeki iki nişte ise yapıda yapılan onarımları anlatan kitabeler bulunuyor.
Caminin iç bölümünde sade bir ahşap tavan yer alıyor. Tavanın ortasında altıgen biçimli bir süsleme bulunuyor. 1984 yılında yapılan çalışmalar sırasında Selçuklu dönemine ait mihrap ortaya çıkarılıyor. Mukarnas süslemeleri ve taş işçiliğiyle öne çıkan mihrap, caminin en dikkat çeken bölümleri arasında yer alıyor.
Ahşap minber de yapının önemli eserlerinden biri olarak kabul ediliyor. Taklit kündekari tekniğiyle yapılan minber, üzerindeki kitabeler ve ahşap işçiliğiyle ilgi görüyor.
Alaaddin Camii ile avlusundaki tarihi çeşme, 2008 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kapsamlı bir restorasyondan geçiriliyor.




