Ankara'nın Altındağ ilçesinde bulunan Büyük Tiyatro, başkentin önemli kültür ve sanat yapıları arasında yer alıyor.
Tiyatro binasının yapım süreci, 1931 yılında açılan bir yarışmayla başlıyor. Türk mimar Şevki Balmumcu'nun sergi evi olarak tasarladığı binanın inşası 1933 yılında tamamlanıyor. Sergi evi olarak kullanılan yapı, 1947-1948 yıllarında Alman mimar Paul Bonatz tarafından yenilenerek opera binasına dönüştürülüyor. Bina, 1948 yılında opera sahnesi olarak hizmet vermeye başlıyor.
Bina, II. Ulusal Mimarlık Dönemi'nin özelliklerini taşıyor. Giriş, seyirci salonu ve sahne olmak üzere üç ana bölümden oluşuyor. Atatürk Bulvarı'na paralel uzanan yapının caddeye bakan cephesinde sütunlu bir giriş bölümü bulunuyor. Birbirini dik açıyla kesen iki ana bölümden oluşan binanın dış cephesinde Ankara taşı ve fildişi renkli sıva kullanılıyor. Yapımında yerli malzemeler tercih ediliyor.
Binanın iç tasarımında geleneksel Türk evlerinin mimari özelliklerine yer veriliyor. Fuayenin üst katındaki alçı işlemeli ve renkli camlı pencereler dikkat çekiyor. Fuaye ve seyirci salonundaki ahşap duvarlar ile tavanlar da binanın öne çıkan özellikleri arasında bulunuyor.
Büyük Tiyatro, Küçük Tiyatro'dan sonra Ankara'nın en eski ikinci tiyatro sahnesine ev sahipliği yapıyor. Devlet Tiyatrolarının oyunlarında orkestra çukuru kapatılarak sahne alanı olarak kullanılıyor.
Büyük Tiyatro'nun bahçesinde Türk tiyatrosu ve opera tarihine katkıda bulunan sanatçıların heykelleri bulunuyor. Bu isimler arasında Leyla Gencer, Muhsin Ertuğrul ve Cüneyt Gökçer yer alıyor.
Tarihi bina, günümüzde Ankara Devlet Opera ve Balesi ile Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından kullanılıyor. Yapı, opera ve tiyatro gösterilerine ev sahipliği yapmayı sürdürüyor.





