Ulaşım sistemlerinin tarihsel gelişimi, kentlerin kimliğini ve toplumsal bellek yapısını doğrudan biçimlendirmektedir. Cumhuriyet’in kurucu vizyonu kapsamında modern bir kent olarak düzenlenen Ankara, altyapı projelerinde de her dönem başat bir rol almıştır. Bu vizyonun en önemli sembollerinden birini meydana getiren Ankara troleybüsleri, 20. yüzyılın ortalarından beri caddelerin önemli bir aracı haline gelmiştir.
Ankara Troleybüsleri Neden Boynuzlu Olarak Anılıyordu?
Teknik açıdan elektrik gücüyle çalışan otobüsler olarak açıklanan bu araçlar, hareket enerjisini tepelerinde yer alan iki adet metal borudan almaktaydı. Yer alan havai hatlardan 600 V düzeyinde elektrik akımı çeken bu direkler, görünüşleri nedeniyle halk tarafından boynuza benzetilmiştir. Kısa sürede halkın tarafından "boynuzlu" olarak isimlendirilen bu araçlar, yolculuk sırasında kendilerine has bir şehir ritmi oluşturmuştur. Özellikle keskin dönüşlerde ya da yol deformasyonlarında bu metal kolların hattan çıkması halinde araçların yolculuklarına devam edememesi, günlük hayatın genel bir parçası olarak kabul edilmiştir.
Nostaljik Ankara Troleybüsleri Neden Tarihe Karıştı?
Zaman içerisinde filosu artan ve farklı güzergahlarda da çalışan elektrikli ulaşım ağı, 1970’li yılların sonuna doğru bazı operasyonel sorunlarla baş etmeye başlamıştır. Ülke genelinde meydana gelen elektrik kesintileri, tüm hattın benzer şekilde zarar görmesine ve şehir merkezinde uzun araç kuyruklarının oluşmasına neden olmuştur. Bununla beraber motor gücü sınırlı olan araçların dik Ankara yokuşlarındaki hareket zorluğu, gelişen şehrin trafik akışını olumsuz yönde etkilemeye başlamıştır. Tüm bu teknik ve ekonomik gerekçeler çerçevesinde Ankara troleybüsleri, 1981 senesinde son seferine çıkarak yollara veda etmek durumunda kalmıştır.





