Ankara’da bazen bir sokağa girersiniz ve zaman yavaşlar. İşte Pirinç Han tam da böyle bir yer. Altındağ’ın Atpazarı mevkiinde yer alan bu yapı, dışarıdan bakıldığında sade bir han gibi görünse de içine adım attığınızda sizi yıllar öncesine götüren bir hikayeyle karşılıyorsunuz. Antikacı dükkânlarının arasında dolaşırken aslında sadece eşyalara değil, geçmişin izlerine de dokunuyorsunuz.

Ankara’nın kalabalığı içinde çoğu zaman fark edilmeden yanından geçilen Pirinç Han, aslında geçmişin bugüne sessizce dokunduğu nadir duraklardan biri. Atpazarı’nın dar sokaklarında karşınıza çıkan bu yapı sadece bir han olmanın ötesinde yaşanmışlıkların ve zamanın biriktirdiği hikâyelerin taşıyıcısı gibi Ankara’nın hafızasında yaşamaya devam ediyor.

Geçmişi Net Değil Ama Hikayesi Güçlü

Pirinç Han’ın tarihine dair kesin bilgiler yok. Bu da onu biraz daha gizemli kılıyor. En çok kabul gören anlatı, asıl hanın 1930’lu yıllarda içinde bulunan mescit ile birlikte yıkıldığı yönünde. Yerine ise bir ilkokul yapıldığı biliniyor. Bugün Pirinç Han diye bildiğimiz yapı ise aslında eski bir ahşap konağın restore edilip yeniden işlev kazandırılmasıyla ortaya çıkmış.

Öte yandan bazı eski kayıtlarda, 17. yüzyılda Rumeli Kazaskeri Emin Mehmet Efendi’nin bir han yaptırdığı yazıyor. Başka kaynaklarda ise bu yapının 1739 yılında vakfedildiği ifade ediliyor.

Ahşap Dokusu ve İç Avlusuyla Farklı Bir Atmosfer

Bugünkü Pirinç Han, Ankara’nın ilk ahşap hanı olma özelliğiyle öne çıkıyor. Üç katlı, avlulu yapısı ve ahşap karkas sistemiyle klasik hanlardan biraz ayrılıyor. Kerpiç dolgulu duvarları ve sade mimarisiyle abartıdan uzak ama bir o kadar etkileyici bir havası var. 1985 yılında yapılan restorasyonla birlikte özgün dokusu korunmuş ve yeniden hayat bulmuş.

İçeriye girdiğinizde sizi sadece dükkanlar değil, aynı zamanda bir his karşılıyor. Sanki duvarlar konuşacak gibi… Zaten girişte yer alan bir şiir, bu hissi daha da derinleştiriyor.

Bir Şiirle Karşılanmak

Hanın giriş duvarında, Faruk Nafiz Çamlıbel’in 'Han Duvarları' şiiri yazıyor. O dizeleri okuyunca insan ister istemez durup düşünüyor:

İlk Oscar Ödüllerini Kimler Aldı? İşte Kazananlar
İlk Oscar Ödüllerini Kimler Aldı? İşte Kazananlar
İçeriği Görüntüle

Ne zaman yolda bir hana rastlasam, irkilirim.
Çünkü sizde gizlenen dertleri ben bilirim.
Ey köyleri hududa bağlayan yaslı yollar,
Dönmeyen yolculara ağlayan yaslı yollar.
Ey garip çizgilerle dolu han duvarları!
Ey hanların gönlümü sızlatan duvarları!

Muhabir: Tuğba Ergen