Günlük hayatın her alanında karşımıza çıkan LED ışık, eski tip ampullerden farklı olarak enerjiyi doğrudan ışığa dönüştürür.

Eski tip ampuller enerjinin yüzde 90’ını ısı olarak israf eder. LED ışıklar ise çok daha verimli bir çalışma prensibine sahiptir. Bu teknoloji, elektronların belirli enerji bantları arasındaki geçişiyle ışık üretir.

Yarı İletkenler ve Işığın Oluşumu

LED’lerin temelinde n-tipi ve p-tipi adı verilen iki farklı yarı iletken yapı bulunur. Sisteme elektrik verildiğinde elektronlar yüksek enerjili bir durumdan düşük enerjili bir duruma geçer. Bu geçiş sırasında açığa çıkan enerji dışarıya ışık olarak yansır.

Mavi LED Neden Bir Dönüm Noktası?

1960 ve 70’lerde kırmızı ve yeşil LED’ler geliştirilmiş olsa da beyaz ışık elde etmek için gereken mavi LED uzun süre üretilemez. Mavi ışık yüksek enerji gerektirdiği için kaliteli kristal yapılar oluşturmak oldukça zordur.

Japon mühendis Nakamura, galyum nitrür (GaN) kristalleri üzerinde çalışır. "Two-Flow" reaktör tekniğini geliştirerek yüksek parlaklıkta mavi LED üretmeyi başarır. Bu buluş, Nakamura ve ekibine 2014 Nobel Fizik Ödülü’nü kazandırır.

ODTÜ ve TÜSEB İş Birliğiyle Sağlıkta Yerli Teknoloji Devri
ODTÜ ve TÜSEB İş Birliğiyle Sağlıkta Yerli Teknoloji Devri
İçeriği Görüntüle

Mavi LED Olmasaydı Ne Olurdu?

Beyaz ışık, kırmızı, yeşil ve mavi ışığın birleşimiyle oluşur. Mavi LED geliştirilemeseydi bugün kullandığımız enerji tasarruflu beyaz aydınlatmalar mümkün olmayabilirdi. Modern LED ampullerin içinde aslında bir mavi LED bulunur. Bu ışık bir fosfor tabakasına çarparak bizim beyaz olarak algıladığımız ışığı oluşturur.

Muhabir: Salih Demirelli