Çok eski çağlardan beri zaman, insanlar tarafından takip edilirdi. İnsanlar, mevsimleri, Güneş'i, Ay'ı ve yıldızları gözlemleyerek kendilerine ait bir zaman planı ortaya çıkardı. Bu zaman dilimleri insanların ihtiyaçlarını düzenleyebilmesi için büyük önem taşıyordu. Ne zaman ekim yapılacağı, ne zaman avlanılacağı ya da göç edileceği gibi birçok karar zamanı doğru takip etmeye bağlıydı.
Tüm her şeyin en başında insanlar doğadaki değişimleri takip ederek zamanı anlamaya çalıştı. Mevsimlerin değişmesi, Güneş'in ve Ay'ın gökyüzündeki hareketi, yıldızların konumu ve göç eden hayvanlar insanlara yol gösterdi.
Ay'ın hareketlerine göre hazırlanan ilk takvimin yaklaşık 10 bin yıl önce kullanıldığı tahmin ediliyor. Yaklaşık 5 bin yıl önce yaşayan Sümerler ise her biri 30 günden oluşan 12 aylık düzenli bir takvim hazırlıyor. Sümerler, gökyüzünde yeni hilalin görülmesini yeni ayın başlangıcı olarak kabul ediyor.
Güneşin Gölgesiyle Saati Hesapladılar
İnsanlar günün saatini öğrenmek için Güneş'in hareketlerinden de yararlandı. İlk güneş saatleri, yere dikilen bir çubuğun gölgesine göre çalışıyordu. Güneş hareket ettikçe gölgenin yönü ve boyu değişiyor, insanlar da buna bakarak günün hangi saatinde olduklarını anlayabiliyordu.
Güneşin olmadığı zamanlarda ise farklı yöntemler kullanıldı. Su saatleri, kum saatleri ve mum saatleri bunlardan bazılarıydı. Su saatleri, belirli bir hızla akan suyun miktarına göre zamanı ölçüyordu. Kum saatleri ise daha çok belli bir süreyi takip etmek için kullanılıyordu.
Günümüzde kullandığımız saatlerin ilk örnekleri 13. yüzyılda ortaya çıktı. Mekanik saatler önce kilise kulelerine ve şehir meydanlarına yerleştirildi. Daha sonra gelişmeye devam ederek günümüzde kullanılan hassas ve dijital saatlere dönüştü.




