Ankara’nın Çubuk ilçesinde yaşayan 45 yaşındaki Gökay Yavuz, babasından miras kalan yorgancılık mesleğini uzun yıllardır sürdürüyor. Mesleğe 17 yaşında babasının yanında adım atan Yavuz, fabrikasyon üretimin artmasına rağmen geleneksel yöntemlerle yorgan dikmeye devam ediyor. Aile mesleğini yaşatmak için yoğun çaba sarf eden usta, değişen zamana karşı direniyor.
Eski dönemlerdeki yoğunluğun kalmadığını belirten Gökay Yavuz, özellikle çeyiz geleneğinin zayıflamasından dert yanıyor. Saten yorganlara olan ilginin azalmasıyla birlikte iş hacminin düştüğünü ifade ediyor. Yavuz, ayda ortalama 25 ile 30 arasında yorgan ürettiklerini dile getiriyor.
El Emeği ile Fabrikasyon Arasındaki Büyük Fark
Hazır ürünlerle el işçiliği arasındaki kalite farkına dikkat çeken Yavuz, malzeme seçiminin önemine vurgu yapıyor. Kaliteli yün ve pamuklu yüzey kullanımının yorganın ömrünü uzattığını belirtiyor. Usta, el dikişinin sağlamlığına güveniyor. Yavuz, fabrikasyon ürünlerde ince iplik ve zayıf dolgu malzemesi kullanıldığını söylüyor. El emeği yorganların yeni nesil yorganlara göre sağlık ve dayanıklılık açısından çok daha üstün olduğunu ifade ediyor.
Zanaatkarlar Mesleğin Geleceğinden Endişeli
Sayıları her geçen gün azalan yorgancılık ustaları bu geleneksel mesleğin yok olmasından korkuyor. Çubuk’taki atölyesinde üretimini sürdüren Gökay Yavuz, tüm zorluklara rağmen aile mirasını devretmek ve bu zanaatı geleceğe taşımak istiyor.




