İnsan Vücudunu Dondurmak Mümkün mü?
İnsan Vücudunu Dondurmak Mümkün mü?
İçeriği Görüntüle

Bilim insanlarının yürüttüğü son çalışmalar, 66 milyon yıl önce dinozorların neslini tüketen asteroit çarpmasının detaylarını gün yüzüne çıkardı.

Araştırmalar, kitlesel yok oluşun temel nedeninin çarpışma anından ziyade, atmosferi 15 yıl boyunca karanlığa boğan mikroskobik toz ve sülfür tabakası olduğunu kanıtlıyor.

Meksika’nın Yucatan Yarımadası’nda bulunan 100 kilometre genişliğindeki Chicxulub Krateri, Everest Dağı’ndan daha büyük bir asteriotin Dünya’ya çarptığı yer olarak biliniyor.

1980’lerde Luis ve Walter Alvarez tarafından ortaya atılan asteroit teorisi, bölgedeki jeolojik bulgularla kesinleşti.

Çarpışmanın ardından ortaya çıkan enerji, milyarlarca nükleer bombaya eşdeğer bir yıkım yarattı.

Çarpışmanın hemen ardından oluşan yüksek sıcaklık, 1500 kilometre yarıçapındaki tüm canlıları saniyeler içinde yok etti.

Sarsıntı nedeniyle Dünya genelinde 11 büyüklüğünde depremler yaşanırken, boyu bir kilometreyi bulan tsunami dalgaları kıyı bölgelerini vurdu.

Atmosfere fırlayan kaya parçaları, yerçekimiyle alev topları halinde tekrar yeryüzüne inerek küresel yangınları tetikledi.

15 Yıllık Karanlık ve Besin Zincirinin Çöküşü

Kuzey Dakota’daki Tanis fosil alanında yapılan incelemeler, yok oluşun asıl sorumlusunun atmosferde asılı kalan parçacıklar olduğunu ortaya koydu.

Analiz edilen materyalin yüzde 75’inin toz, yüzde 24’ünün sülfür ve yüzde 1’inin kurumdan oluştuğu belirlendi.

Boyutları 0.8 ila 8 mikrometre arasında değişen bu özel toz parçacıkları, yağmurlarla temizlenemeyecek kadar hafif oldukları için atmosferde 15 yıl boyunca asılı kaldı.

Güneş ışığının yeryüzüne ulaşmasını engelleyen bu karanlık dönem, bitkilerin fotosentez yapmasını durdurdu.

Bitki örtüsünün yok olmasıyla birlikte önce otçul dinozorlar, ardından onlarla beslenen avcı türler açlıktan ölerek besin zincirinin tamamen çökmesine neden oldu.

Hayatta Kalan Türler

Dünya üzerindeki türlerin yüzde 75’inin yok olduğu bu süreçten sadece küçük bir azınlık kurtulabildi.

Uçma yetenekleri ve farklı beslenme alışkanlıkları sayesinde bazı kuş türlerinin ataları hayatta kalmayı başardı.

Bugün yaşayan tavuklar ve diğer kuş türleri, bu felaketten sağ çıkan canlıların evrimleşmiş torunları olarak kabul ediliyor.

Memelilerin de bu boşluktan yararlanarak gelişmesi, günümüzdeki insan medeniyetinin temellerini oluşturdu.

Muhabir: Betül Demir