Dünya haritaları, çoğu zaman gerçeği doğru biçimde yansıtmaz. Bunun temel sebebi, üç boyutlu bir küre olan Dünya’yı iki boyutlu bir düzlem üzerine aktarmanın matematiksel açıdan olanaksız olmasıdır.
16. yüzyılda Flaman kartograf Gerardus Mercator, denizcilerin yön bulmasını kolaylaştırmak amacıyla Mercator projeksiyonunu geliştirerek haritaların temelinin atılmasına olanak sağlamıştır.
Mercator Projeksiyonunun Sorunları Nelerdir?
Mercator haritalarında kutuplara yakın bölgeler olduğu için kutuplar çok daha büyük biçimde görünür. Örneğin, Afrika, Grönland’dan 14 kat daha büyük olmasına karşın harita üzerinde benzer boyutta gösterilir.
Alan doğruluğu korumak amacıyla geliştirilen Gall-Peters projeksiyonu, ülkelerin gerçek yüzölçümleriyle orantılı alan sunar ancak şekiller bozulmaya uğrar. Robinson projeksiyonunda ise görsel denge korunur fakat bazı alan çarpıtmalarına neden olur.
Günümüzde en doğru projeksiyon olarak kabul gören Winkel Tripel, alan, açı ve mesafe bozulmalarını minimuma indirse de üç boyutlu Dünya’yı tümüyle doğru biçimde yansıtmaz.
Neden Tüm Haritaların Hata Payı Vardır?
Haritalarda meydana gelen hatalar, Dünya’nın küresel şekli ile düz yüzeyin uyumsuzluğundan kaynaklanmaktadır.
Her projeksiyon kullanım amacı doğrultusunda farklı avantajlar içermektedir. Örneğin denizcilik için Mercator, alan doğruluğu için ise Gall-Peters kullanılır. Bununla beraber, üç boyutlu bir gezegeni, iki boyutlu bir yüzeye aktarmak hatalara neden olur.




