AHMET MERT DOKUZOĞLU

Ampute Futbol Milli Takım Antrenörü Erhan Kuşkapan, futbola başlama hikayesini ve sonraki süreçte antrenörlük düşünmese de nasıl antrenör olduğunu anlattı. 

Türk Telekom, Anadolu Efes’e Karşı Play-Off’a Çıkıyor
Türk Telekom, Anadolu Efes’e Karşı Play-Off’a Çıkıyor
İçeriği Görüntüle

"Koşmamak Adına Kaleci Oldum"

Genç teknik adam, “Futbola 10 yaşında başladım. Ankara’da DSİ Spor vardı, önce forvet olarak başladım sonra koşmamak adına kaleci oldum. Hatta sonra profesyonel takımlarda koşu idmanlarında hocalarıma koşmamak adına kaleci olduğumu söyledim. Kalede de yetenekli gördüler sonra 2003’de Ankaraspor altyapısına transfer oldum rekor bir ücretle. Başkanımız Mehmet Emin Katipoğlu’ydu. A takıma futbolcu aldığı paraya beni amatör takımdan almıştı. Ertesi sene A takıma girdim. Sonra Bugsaş Spora kiralık olarak gittim. Futbolu da hatta sonra yine aynı takımda bıraktım. Bodrumspor, Bandırmaspor yıllarım güzeldi." dedi. 

"Antrenörlük belgem vardı ama yapmam diye düşünüyordum"

Milli antrenör, futbolculuk kariyerinden sonra bir dönem kaleci antrenörlüğü yapıp aynı zamanda tekrar kaleciliğe geçiş sürecini aktardı. 

Kuşkapan, "Futboldan sonra antrenörlük kursuna gittim. Antrenörlük zor, hayatta yapmam diye düşünüyordum. Gazi üniversitesi Beden Eğitimi Bölümü mezunuyum. Antrenörlük belgem vardı ama yapmam diye düşünüyordum. Bir anda büyük konuştum demek ki antrenör oldum. Bodrumspor’da şampiyon olup, Bingölspor’a gittim. Sonra futbolu bırakıp antrenörlük kursuna gittim, kaleci okulu açtım Ankara’da. Fatsa Belediyespor’da Can Güven var 4 BAL şampiyonluğu bulunan alt liglerin iyi hocasıdır. Can hoca çağırınca gittim. İdmanlarda kaleye de geçiyordum, kalecilerde karşılıklı oynadığım kaleci arkadaşlarımızdı. Ben dedim ki bunlardan iyiyim. Ertesi sene Niksar Belediyespor’a gittim orada tekrar futbol oynadım. 21 maçın 15’inde kalemi gole kapayan bir performans gösterdim ve 2. Lig ekibi Bugsaş’a transferim gerçekleşti. Hem kaleci antrenörü hem de kaleci olarak gittim oraya. Genç kalecilerimiz vardı, zamanla kaleye geçtim. Teknik Direktörlük de yaptım. Bugsaş Spor’da kaleci ve kaleci antrenörüyken Ampute Milli Takımında da kaleci antrenörlüğü yaptım. Artık adımız duyuldukça futbolu bıraktım." açıklamalarında bulundu.

Ampute Futbol Milli Takım dönemi nasıl gelişti?

Ampute Futbol Milli Takım Antrenörü Erhan Kuşkapan, milli takım sürecini anlatırken Milli takımın eski hocası Osman Çakmak'ı kupa sayısı olarak geçmek istediğini esprili bir dille belirtti. 

Kuşkapan, "Ampute Milli Takımında 2020’de başlayan bir görev sürecim var. TSK Ampute Futbol takımında kaleci antrenörü olarak çalışan bir arkadaşım vardı. Galatasaray altyapısına transfer olunca bana dedi ki TSK’nın böyle bir antrenör ihtiyacı var ama gönüllülük esasına göre para almayacağız. Bende gazilerimizle beraber çalışacağım için TSK’da kaleci antrenörlüğü yaptım Yusuf Yıldız hocamla beraber. Osman Çakmak hocamız milli takım hocası olunca bende onunla beraber ekibe dahil oldum. Avrupa ve Dünya şampiyonu olduk. Osman hoca ayrıldı, İsmail hoca geldi. Başkanımız devam et dedi. Hem Avrupa hem Dünya şampiyonu olan 2 hoca var biri Osman hoca, biri de benim. Ben faal olarak devam ediyorum hedefim Osman hocadan 1 tane daha fazla kupa alabilir miyim… Osman hoca futbolcuyken de aldı ama ben hoca olarak bunu kastediyorum, en kariyerli hoca şu an için benim." ifadelerini kullandı. 

"Bu kadro 10 sene daha bizi götürür"

Erhan Kuşkapan, önümüzdeki süreçte ki Avrupa ve Dünya Şampiyonalarından söz ederken milli takımın 26 yaş ortalamasıyla 10 yıl daha sıkıntı yaşamayacağını iddia ederek şunları söyledi:

2024 Avrupa Şampiyonası için planladığımız 5 kamp sürecimiz olacak. Son dünya kupasında da genç bir jenerasyonumuz vardı 96-97 doğumlu futbolculardan kurulu ve yanlarına Rahmi, Fatih, Şeyhmus gibi tecrübeli futbolcuların eklendiği. 2026 Dünya şampiyonası için aramıza katılacak yeni arkadaşlar bulmalıyız. 26 yaş ortalamasıyla oynayan bir takımımız var 10 sene daha bizi bu kadro götürür. Önümüzdeki 4 turnuvada da bu jenerasyonumuzun ilk 3 dışına çıkacağını sanmıyorum. Milli forma bizim için askeri bir görev gibi. Bayrağa hizmet etmek çok güzel bir duygu.

Aynı zamanda televizyon yorumculuğu yapıyor

Kuşkapan, 2. Lig tecrübesinden ötürü maçları analiz ederken zorlanmadığını belirtti ve görev yaptığı televizyon programı hakkında da detaylar verdi. Genç antrenör, antrenörlüğün futbolculuk ve yorumculuktan daha zor olduğunu sözlerine ekledi. 

Kuşkapan, "A lisansım var, 2. Lig ve 3. Lig’den teklifler var. Aynı zamanda Tivi 6’da 2. Lig Futbol Dosyası programında spor yorumcusuyum. 2. Lig’de kaleci, kaleci antrenörü, teknik direktör olarak 100’den fazla maça çıktım. Ligi biliyorum, hala benim jenerasyonumdan futbolcular top koşturuyor. Konuk olarak katıldığım programda daimi yorumcu olarak kaldım. Tahminlerimde tutuyor, çünkü hocaların ne yapacağını biliyorum, 2. Lig’de 350 maçım var dolayısıyla analizlerde başarılı oluyorum. Futbolu 32 yaşında bıraktım. Sahada olmak ve televizyonda olmak keyifli ama antrenör olmak en probelimlisi çünkü kolay değil, sizin elinizde olmayan durumlar olabiliyor. Futbol oynarken takımda baskın karakterdim ama antrenörken olmuyor, çözüm odaklı bir kişiyim ama futbolcuların performansı sonuçta sizin elinizde değil." diye konuştu. 

Etimesgut Belediyesi Ampute Spor Kulübünün kapanması hakkında

Kuşkapan, son olarak kapanma kararı alan ampute futbolun lokomotif takımı Etimesgut Ampute Spor Kulübü hakkında ve bu kapanma kararının lige vereceği zarar hakkında da konuştu.

Milli antrenör, "Etimesgut Belediyesi, ampute futbol için çok güzel bir tesis yaptı. Etimesgut Belediyesi Ampute Futbol Kulübü örnek gösterilen bir kulüp. Lig, kupa ve şampiyonlar ligini kazanan bir kulüp. Bizim milli takımımızın malzemeleri ve otobüsü de hatta o tesiste duruyordu. Kapatılma kararı çok ilginç geldi. Ampute futbolda 3 ana takım var ve bunların biri kapandı. Sekte vurabilir bu durum. Kulüplerimiz maddi zorluk içindeler. Ligimiz dünyanın en kaliteli ligi, milli takımımız dünya ve Avrupa şampiyonu olarak zirvede. Genç engelli kardeşlerimizde başlamak isteyecektir ama destek çok önemli. Alttan oyuncu yetişme konusunda da bu kapanma durumu sıkıntı yaratabilir bize. Engelli sporcu sayımız zaten İran’ın bile gerisinde. 5000 sporcu var, 3500’ü bizim ülkemizde faal olarak spor yapıyor. Bir de gazi olmak ve antrenör olmak arasında fark var. Elinde sigara ve çay antrenörlük yapan hocalar var. Bunların da olmaması lazım. Ampute kulüplerimizin kendisine de çeki düzen vermesi lazım, bu kadar amatörlük olmamalı…" açıklamalarında bulundu.