Dünya’nın dışarıdan incelendiğinde pürüzsüz bir küre gibi olduğu algısı, hassas kütleçekim haritaları ve jeodezi çalışmalarıyla değişmektedir. Jeofizik uzmanları, Dünya'nın iç yapısındaki kütle ve yoğunluk dağılımının homojen olmaması nedeniyle kütleçekim kuvvetinin her yerde aynı olmadığını aktarmıştır. Okyanus tabanları, dağ sıraları ve manto tabakasındaki konveksiyon hareketleri sebebiyle biçimlenen kütleçekimsel eşpotansiyel yüzey, gezegenin şeklinin bir patatesi andıran jeoit yapısında olduğunu göstermektedir.

Kütleçekim kuvveti yüzeyin altındaki kütle miktarına dayalı olarak değişiklik göstermektedir. Yer bilimciler, kıtasal kabuğun kalın olduğu yerlerde ya da yoğun kayaç birikimlerinin yer aldığı noktalarda yerçekiminin daha güçlü olduğunu bildirmektedir. Bununla birlikte deniz hendeklerinde ve yoğunluğun düştüğü manto bölgelerinde kütleçekimi düşmekte, bu durum su seviyelerinin ve teorik yüzeyin bölgesel olarak yükselip alçalmasına neden olmaktadır.

İnsanlar Neden Ağlama İhtiyacı Hisseder?
İnsanlar Neden Ağlama İhtiyacı Hisseder?
İçeriği Görüntüle

Jeoid Modeli Gezegenin Gerçek Şeklini Ortaya Çıkarıyor

Uzaydan gerçekleştirilen hassas uydu ölçümleri gezegenin kütleçekimsel haritasını detaylı bir biçimde çizmektedir. Araştırmacılar, uydu yörüngelerindeki minik sapmaların belirlenmesiyle oluşturulan jeoit modelinin okyanus akıntılarını, deniz seviyesi değişimlerini ve levha hareketlerini anlama konusunda önemli rol aldığını kaydetmektedir. Yerçekimi potansiyelinin eşit kabul edildiği bu yüzey, küresel navigasyon ve haritacılık sistemlerinin temel referansı durumuna gelmektedir.

Muhabir: Nesrin Özoğlu