Bir ürünün fiyatı arttığında tüketicinin o üründen daha az alması beklenir. Örneğin markette bir ürün pahalandığında tüketici daha ucuz bir alternatife yönelebilir. Ekonomideki genel kural da fiyat ile talep arasında bu yönde bir ilişki olduğunu kabul eder.
Ancak bazı özel koşullarda bu ilişki tersine dönebiliyor. Fiyatı yükselen bir ürün, tüketicinin alışveriş sepetinde daha büyük bir yer kaplamaya başlayabiliyor. Ekonomide Giffen malı olarak bilinen bu durum, fiyat artışının tüketicinin bütçesini nasıl değiştirdiğini anlamak açısından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.
Bütçe Daralınca Tercih Değişiyor
Giffen malını anlamak için geliri sınırlı bir tüketiciyi düşünmek yeterli. Beslenme bütçesinin önemli bölümünü ucuz ve temel bir gıdaya ayıran bir kişinin, bu ürünün fiyatı yükseldiğinde diğer gıdaları satın alma gücü azalabiliyor. Tüketici daha pahalı seçenekleri azaltıp temel ürüne daha fazla yönelmek zorunda kalabiliyor. Böylece fiyat yükselmesine rağmen söz konusu ürüne olan talep artabiliyor.
Her Fiyat Artışı Giffen Etkisi Yaratmıyor
Bir ürünün pahalanması ve satışlarının artması tek başına onu Giffen malı yapmıyor. Bunun ortaya çıkabilmesi için ürünün tüketicinin bütçesinde önemli bir yere sahip olması ve yerine kolayca başka bir ürün konulamaması gerekiyor.
Özellikle düşük gelirli tüketiciler açısından temel ihtiyaç niteliğindeki ürünlerde bu durumun ortaya çıkma ihtimali daha yüksek kabul ediliyor.
Ekonomideki Genel Kurala Neden Ters Düşüyor?
Normal şartlarda fiyat artışı, tüketicinin satın alma gücünü azaltırken aynı zamanda onu alternatiflere yönlendiriyor. Giffen malında ise ilk etki çok daha güçlü hale geliyor.
Ürünün fiyatındaki artış, tüketicinin bütçesini ciddi biçimde sıkıştırdığında daha pahalı alternatiflerden vazgeçmek zorunda kalabiliyor. Sonuçta fiyatı yükselen temel ürünü daha fazla tüketmesi mümkün hale geliyor.
Gerçek Hayatta Örneği Var Mı?
Giffen malları uzun süre ekonomi literatüründe daha çok teorik bir ihtimal olarak tartışıldı. Daha sonraki araştırmalarda ise düşük gelirli tüketicilerin temel gıda ürünlerine yönelik tercihleri incelenerek bu etkinin gerçek hayatta görülebileceğine ilişkin bulgular elde edildi.
Ancak bu durum oldukça özel koşullara bağlı. Bu nedenle 'fiyatı artan her temel gıda daha fazla satılır' şeklinde genel bir kural çıkarmak doğru değil.
Giffen malı, ekonomideki temel bir ilişkinin istisnasını göstermesi açısından dikkat çekiyor. Fiyat yükseldiğinde talebin mutlaka düşmesi gerektiği düşüncesinin, tüketicinin geliri ve ürünün bütçedeki ağırlığı değiştiğinde nasıl farklı bir sonuç verebildiğini ortaya koyuyor.





