Türkiye'nin yerli helikopteri GÖKBEY, bu ay sonu itibarıyla Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nden ilk sivil sertifikasını alarak havacılık tarihine geçecek.

GÖKBEY için Sivil Havacılıkta Yeni Dönem

TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Hacettepe Üniversitesi'nde düzenlenen etkinlikte yaptığı açıklamada, GÖKBEY'in tasarım felsefesinin en başından itibaren sivil standartlara odaklandığını belirtti. Demiroğlu, sürece ilişkin şu müjdeyi paylaştı:

"GÖKBEY, başlangıçta sivil olarak tasarlandı ve sivil sertifikasyonu, bu ay içerisinde tamamladık. Bu ayın sonunda Türkiye, ilk defa kendi yaptığı bir helikopterine kendi bünyesinde Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından sivil sertifikasyon alacak."

Bu adım, Türkiye'nin havacılık otoriteleri nezdinde kendi araçlarını tescil edebilme yetkinliğini küresel düzeye taşıyacak.

Uçaktan İnmek Neden Bu Kadar Uzun Sürüyor?
Uçaktan İnmek Neden Bu Kadar Uzun Sürüyor?
İçeriği Görüntüle

Sağlık Bakanlığına İlk Teslimatlar Yıl Sonunda

GÖKBEY'in sivil kullanım alanları arasında en öncelikli sırayı hava ambulans hizmetleri alıyor. Sivil sertifikasyonun tamamlanmasını müteakip 3-4 ay içerisinde ambulans helikopter konfigürasyonu için gerekli izinlerin alınacağını ifade eden Demiroğlu, teslimat takvimini de netleştirdi. Yıl sonuna kadar 3 adet GÖKBEY helikopterinin Sağlık Bakanlığına ambulans olarak kullanılmak üzere teslim edilmesi planlanıyor. Ayrıca 2028 yılından itibaren Orman Genel Müdürlüğü için geliştirilen ve 4 ton su taşıma kapasitesi bulunan yangın söndürme helikopterlerinin de envantere girmesi bekleniyor.

HÜRJET İspanya Yolunda: 45 Uçaklık Potansiyel

TUSAŞ'ın uluslararası pazardaki etkinliği, eğitim ve hafif taarruz uçağı HÜRJET ile yeni bir boyuta taşınıyor. İspanya ile yürütülen görüşmelere değinen Demiroğlu, motor tedarik süreçlerindeki politik dalgalanmaları yakından izlediklerini ancak işleyişi etkileyecek büyük bir endişe duymadıklarını belirtti. İspanya pazarındaki fırsatı, "İspanya'ya satılacak 30 uçak ama 45'e çıkma potansiyeli var. Büyük başarı" sözleriyle değerlendiren Genel Müdür, yerli motor projelerinde de yoğun bir mühendislik mesaisinin sürdüğünü vurguladı.

Savunma Sanayisinde Bağımsızlık ve Motor Teknolojisi

Havacılık sanayisindeki en zorlu disiplinin motor teknolojileri olduğunu hatırlatan Demiroğlu, bu alandaki zorlukları mühendislik perspektifiyle anlattı. Yüksek basınç, sıcaklık ve tolerans gerektiren motor üretiminin milli bağımsızlık için şart olduğunu belirten Demiroğlu, özellikle KAAN projesi için bu konuya odaklandıklarını söyledi. Tarihsel süreçte Marshall Yardımları ile sekteye uğratılan havacılık serüveninin, bugün 4 milyon metrekarelik tesislerde KAAN, HÜRJET ve ATAK-2 gibi dev projelerle yeniden şahlandığını dile getirdi.

Üniversitelerde Dördüncü Nesil Model ve İş Birliği

Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran ise savunma sanayisinin yalnızca askeri bir güç değil, bilimsel ilerlemenin motoru olduğunu ifade etti. Üniversitelerin toplumun sorunlarına çözüm üreten "dördüncü nesil" modele geçmesi gerektiğini savunan Güran, TEKNOFEST gibi platformlarla öğrencilerin kurumsal bir destek mekanizmasına dahil edildiğini belirtti. Hedefin, TUSAŞ gibi stratejik kurumlarda görev alabilecek yetkinlikte, teknolojik dönüşüme liderlik edecek mühendisler yetiştirmek olduğu vurgulandı.

Türkiye'nin kendi imkanlarıyla tasarlayıp sertifikalandırdığı GÖKBEY, yerli havacılık sanayisinin sivil gökyüzündeki ilk ve en güçlü imzası olmaya hazırlanıyor.

Kaynak: AA