Hazine ve Maliye Bakanlığı, borçlanma politikasıyla ilgili kamuoyunda gündeme gelen yanlış değerlendirmelere yanıt verdi. Açıklamada, borç stokunun vade yapısı, faiz kompozisyonu ve risk profili dikkate alınarak orta ve uzun vadeli stratejik ölçütler doğrultusunda karar alındığı vurgulandı.

Borçlanma Politikası ve Stratejik Yaklaşım

Bakanlık, borçlanma kararlarının tekil ihraçlar veya satış yöntemleri üzerinden değil, borç stokunun yapısı, faiz kompozisyonu ve risk profili dikkate alınarak yürütüldüğünü açıkladı.

“Borçlanma kararları, piyasa koşulları ve yatırımcı talebi gözetilerek, borç stokunun sürdürülebilirliği ve maliyet-risk dengesinin korunması amacıyla alınmaktadır" denildi.

Ekonomik Güven Endeksi Aylık Bazda Yüzde 1,4 Artış Gösterdi
Ekonomik Güven Endeksi Aylık Bazda Yüzde 1,4 Artış Gösterdi
İçeriği Görüntüle

Orta ve Uzun Vadeli Planlama

Açıklamada, borçlanma politikasının bütçe finansmanı, maliyet, vade, borç servisi profili, piyasa talebi ve verim eğrisinin sağlıklı oluşması gibi unsurları dikkate aldığı belirtildi.

“Son yıllarda gerek küresel, gerekse de yurt içi finansman koşullarında gözlenen geçici dalgalanmaların borç stoku üzerindeki kalıcı maliyet etkisini sınırlandırmak amacıyla iç borçlanmanın ortalama vadesinde geçmiş yıllara nazaran azalış gerçekleşmiştir. Nitekim nakit borçlanmanın ortalama vadesi, 2023 yılı sonu itibarıyla 65,1 ay iken 2026 yılı ocak ayı itibarıyla 33,8 ay seviyesine inmiştir” ifadelerine yer verildi.

Borçlanma Kompozisyonu ve Risk Dengesi

Bakanlık, iç borçlanmada farklı türlerdeki senetlerin paylarını açıkladı:

  • 5 yıllık sabit kuponlu senet: %14,2
  • 10 yıllık sabit kuponlu senet: %1,9
  • Değişken (FRN ve TÜFE) senet: %9
  • TLREF’e endeksli senet: %20,9
  • Altın cinsi senet: %5,5
  • Döviz cinsi senet: %14,5

Bakanlığın açıklamasında, “Borçlanma kompozisyonu, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi kur, faiz, refinansman ve likidite risklerini gözeten stratejik ölçütler doğrultusunda dengeli şekilde oluşturulmaya devam edilecektir” dedi.

Kaynak: AA