Hazine tarafından ihraç edilen 2 milyar dolarlık tahvile küresel yatırımcılardan ihraç tutarının 3 katına yakın yoğun bir talep gelmesi dikkat çekti.
Beş Yıl Vadeli Tahvil İhracında Büyük Bankalara Yetki
Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2026 yılı dış finansman hedefleri doğrultusunda önemli bir adım atarak dolar cinsinden ve 2031 vadeli bir tahvil ihracı gerçekleştirdi. Bakanlık tarafından yapılan duyuruya göre, bu kritik işlem için 15 Nisan tarihinde Bank of America, Goldman Sachs, ING Bank ve Morgan Stanley gibi küresel finans devlerine yetki verildi. Yetkilendirmenin yapıldığı gün sonuçlanan ihraç süreci sonunda, toplam 2 milyar dolarlık bir finansman hacmine ulaşıldı.
Elde edilen bu tutarın 22 Nisan tarihinde Bakanlığın hesaplarına aktarılması planlanıyor.
Yatırımcı Profili ve Getiri Oranları Netleşti
Gerçekleştirilen bu tahvil ihracında teknik detaylar da yatırımcılarla paylaşıldı. 2031 vadeli tahvilin kupon oranı yüzde 6,375 seviyesinde belirlenirken, nihai getiri oranı ise yüzde 6,4 olarak gerçekleşti. İhraca dünya genelinden yaklaşık 180 farklı yatırımcı katılım gösterdi. Gelen talebin ihraç edilen miktarın 3 katına yaklaşması, piyasadaki iştahı gözler önüne serdi. Tahvillerin coğrafi dağılımına bakıldığında ise aslan payını yüzde 44 ile Birleşik Krallık ve İrlanda alırken, Amerika Birleşik Devletleri yüzde 33'lük oranla ikinci sırada yer buldu. Avrupa ülkeleri yüzde 13, Orta Doğu ülkeleri ise yüzde 8 oranında pay sahibi oldu.
Dış Finansman Programında Kritik Eşik Aşılıyor
Bu son başarılı ihraçla birlikte Türkiye'nin 2026 yılı boyunca uluslararası sermaye piyasalarından sağladığı toplam finansman miktarı da güncellendi. Yılın başından itibaren yürütülen planlı çalışmalar neticesinde sağlanan dış kaynak tutarı yaklaşık 7,9 milyar dolar seviyesine ulaştı. Bakanlığın çeşitlendirilmiş borçlanma stratejisi sayesinde, farklı piyasalardan ve yatırımcı gruplarından sağlanan bu likidite, Türkiye'nin dış finansman dengelerini desteklemeye devam ediyor.
Uluslararası finans çevreleri tarafından yakından takip edilen bu ihraç başarısı Türkiye’nin kredi itibarını güçlendiren bir gelişme olarak öne çıkıyor.




