Hollywood yapımı yeni film “Fuze”un İstanbul çekimlerinden paylaşılan sahneler, eski bir konuyu tekrar gündeme taşıdı. Theo James ve Aaron Taylor-Johnson'ın başrollerinde yer aldığı filmden gelen görüntüler, sosyal medya mecralarında çok konuşuldu. İstanbul’un tarihi yarımadasında çekilen sahnelerin “sarı” tonlarında renklendirilmesi izleyicilerin tepkisine neden oldu.

İstanbul Sokaklarında "Çöl Fırtınası" Etkisi

İstanbul’u olduğu gibi yeşil ve mavi renginde yansıtmak yerine, adeta bir çölün ortasındaymış gibi “sarı” tonunda göstermek eleştirilerin odak noktası oldu. Çoğu sosyal medya kullanıcısı, Hollywood'un Türkiye'ye karşı kullandığı bu filtrenin İstanbul’un ruhunu yansıtmadığını savundu.

Sarı Filtre Neden Tercih Ediliyor?

Sinema sektörü bu renk tekniğini, çoğu zaman izleyicilerin bilinçaltına bir mesaj işlemek için kullanıyor. Filmlerde yaşanan ülke değişikliklerini ya da karakterin batı coğrafyasından ayrıldığını hissettirmek için yönetmenler bu yöntemi kullanıyor. Karakterin Avrupa’dan Türkiye’ye doğru yaptığı yolculuk, renk paletinin sarıya döndürülmesiyle anlatılıyor. Türkiye gibi modern ve renkli bir ülkenin bu renkle özdeşleşerek sürekli bu kalıba sokulması yurt dışında yanlış biz izlenim yaratıyor.

Mehmetçik Vakfı 2026 Yılı Kurban Bağış Bedelini Açıkladı
Mehmetçik Vakfı 2026 Yılı Kurban Bağış Bedelini Açıkladı
İçeriği Görüntüle

Bugünlerde “Meksika Filtresi” olarak bilinen bu renk paletinin tarihi 2000 yılına dayanıyor. Renk paletinin öncüsü olarak Steven Soderbergh’in yönettiği "Traffic" filmi kabul ediliyor. Yönetmen, filmdeki hikayeleri ayırmak için Ohio sahnelerini mavi, Meksika sahnelerini ise sarı renkle vurguluyor.

Zamanla Hollywood, Batı dışındaki ülkeleri resmetmek için bu renk paletini kullanmaya başlıyor. "Black Hawk Down", "Man on Fire" ve "Breaking Bad" gibi yapımlarla kullanılan bu yöntem, zaman geçtikçe yaratıcılıktan uzak bir alışkanlığa dönüşüyor. Günümüzde ise bu renk paleti izleyiciler tarafından artık gerçekçi bulunmuyor.

Muhabir: Betül Demir