Yaşlanma, hücrelerde ve hücreleri oluşturan yapılarda zamanla meydana gelen değişimlerle birlikte ortaya çıkıyor. Protein, yağ, DNA ve RNA gibi moleküller zaman içinde çeşitli nedenlerle zarar görebiliyor. Hücrelerdeki hasar arttıkça hücrelerin çalışma düzeni de bozuluyor. Bu durum zamanla doku ve organların işlevlerini etkileyebiliyor.
Oksijen ve DNA Hasarı Yaşlanmayı Etkiliyor
Vücuttaki hücrelerin enerji üretmesi için oksijene ihtiyaç duyuluyor. Oksijenin kullanılması sırasında hücrelere zarar verebilen bazı reaktif maddeler de oluşabiliyor. Bu maddeler protein, yağ ve DNA gibi hücresel yapılara zarar verebiliyor.
DNA'nın kopyalanması sırasında ortaya çıkan hatalar da zaman içinde birikebiliyor. Güneş ışınları gibi dış etkenler de DNA üzerinde hasara neden olabiliyor. Oluşan bu hasarlar bazı sağlık sorunlarına yol açabildiği gibi hücrelerin yaşlanma sürecini de etkileyebiliyor.
Telomerler Kısaldıkça Hücrelerin Bölünmesi Yavaşlıyor
Hücrelerin bölünme kapasitesi de yaşlanma sürecinde önemli bir rol oynuyor. Kromozomların uçlarında bulunan telomerler, genetik bilginin korunmasına yardımcı oluyor ve kromozomların birbirine yapışmasını önlüyor.
Hücre her bölündüğünde telomerlerin uzunluğu bir miktar azalıyor. Telomerler belirli bir seviyenin altına indiğinde hücre bölünme yeteneğini kaybediyor. Bu durum, yaşlanmayla bağlantılı hücresel değişimlerden biri olarak kabul ediliyor.




