Kahve, 16. Yüzyılın ortalarında Kanuni Sultan Süleyman döneminde Yemen üzerinden İstanbul’a getirildi. Kısa sürede sarayda büyük önem ile yer edinen kahve, özellikle Harem’de kadınlar arasında sosyal bir geleneğe dönüşmeye başladı. Kahve içildikten sonra fincanın dibinde kalan telvenin oluşturduğu şekilleri yorumlama alışkanlığı, saray içinde sohbet ve zaman geçirme yöntemi haline geldi.

1550’li yıllarda İstanbul’da açılan ilk kahvehanelerle birlikte kahve tüketimi ve buna bağlı olarak gelişen fal bakma alışkanlığı saray duvarlarını aşarak halk arasında yayılmıştı.

Kahve içildikten sonra fincanın tabağa kapatılması, soğumasının beklenmesi ve telvenin oluşturduğu şekillerin yorumlanması; ev ziyaretleri, arkadaş sohbetleri gibi ortamlarda duyguları paylaşmanın ve birlikte vakit geçirmenin bir yolu haline geldi.

Ankara Film Festivali’nde 50 Bin TL’lik Ödül için Yarışacak 15 Film Belirlendi
Ankara Film Festivali’nde 50 Bin TL’lik Ödül için Yarışacak 15 Film Belirlendi
İçeriği Görüntüle

Kahve falı, kültürel bir uygulamadır. Fincandaki telve şekillerinin gelecekte yaşanacak olayları öngördüğünü gösteren bilimsel bir kanıt yoktur. Kuş, yol, kalp gibi sembollerin herkesçe kabul edilen, değişmez bir anlam sistemi bulunmuyor. Yine de fal bakmak; başkalarıyla bağ kurmak, eğlenmek, umut aramak ve kaygıları dile getirmek gibi sosyal ve psikolojik anlamlar taşıyor.

Muhabir: Ceyda BOZDAĞ