Ekonomide piyasa yapıları alıcı ve satıcıların sayısı ile tarafların sahip olduğu piyasa gücüne göre şekilleniyor. Monopol ve monopson da bu yapıların iki farklı örneğini oluşturuyor. Monopolde tek satıcı piyasaya hakim olurken monopsonda çok sayıda satıcı karşısında tek alıcı bulunuyor. Her iki yapı da fiyatların, üretim kararlarının ve pazarlık koşullarının oluşumunda belirleyici olabiliyor.
Monopol Nedir?
Monopol ya da tekel, belirli bir mal veya hizmetin tek bir firma tarafından üretildiği ve satıldığı, aynı ürünün yakın bir ikamesinin bulunmadığı piyasa yapısı olarak tanımlanıyor. Bu piyasada satıcı tek olurken alıcıların sayısı fazla olabiliyor.
Tek firmanın piyasanın arzında belirleyici konumda olması, fiyat üzerinde de önemli ölçüde söz sahibi olmasına imkan tanıyor. Tüketicilerin aynı ihtiyacı karşılayabilecek yakın bir alternatifinin bulunmaması ise firmanın piyasa gücünü artırıyor.
Monopol piyasasında firma, karını artırma amacı doğrultusunda üretim miktarı ve fiyat konusunda karar verebiliyor. Rekabetçi piyasalardan farklı olarak monopolcü firmanın karşılaştığı talep eğrisi, piyasanın toplam talep eğrisini oluşturuyor. Bu durum firmaya fiyat belirleme konusunda daha güçlü bir konum sağlıyor.
Monopol kavramının geçmişi ise iktisat düşüncesinin eski dönemlerine kadar uzanıyor. Kavramsal olarak ilk kez Aristoteles’in Politika eserinde monopolion ifadesi kullanılıyor. İktisadi bağlamda kavram, 1776 yılında Adam Smith tarafından yazılan Ulusların Zenginliği eserinde ele alınıyor. İlk modern tekel modeli ise Antoine-Augustin Cournot tarafından 1838 yılında kurgulanıyor.
Monopson Nedir?
Monopson piyasada çok sayıda satıcının bulunmasına karşın tek bir alıcının belirleyici olduğu ekonomik yapı olarak ifade ediliyor. Monopolde piyasa gücü satıcıda yoğunlaşırken monopsonda güçlü taraf alıcı oluyor.
Çok sayıda satıcının ürünlerini satmak için tek bir büyük alıcıyla karşı karşıya kaldığı bir piyasa monopsona örnek oluşturabiliyor. Örneğin belirli bir bölgede bir tarım ürününü satın alan tek büyük işletmenin bulunması durumunda, bu işletme alım koşulları üzerinde önemli bir pazarlık gücü elde edebiliyor.
Monopson yalnızca mal piyasalarında görülmüyor. İş gücü piyasalarında da benzer bir yapı ortaya çıkabiliyor. Belirli bir bölgede belirli bir meslek grubuna yönelik tek büyük işverenin bulunması, işverenin ücretler üzerinde daha güçlü bir pazarlık konumuna sahip olmasına yol açabiliyor. Bu nedenle monopsonda temel belirleyici unsur, piyasadaki alıcı sayısının sınırlı olması ve tek alıcının satın alma koşulları üzerinde önemli bir etkiye sahip bulunmasıdır.
Monopol ve Monopson Arasındaki Farklar
Monopol ve monopson arasındaki temel fark, piyasa gücünün hangi tarafta toplandığıyla ilgili. Monopolde tek satıcı piyasada belirleyici konumda bulunurken monopsonda tek alıcı güçlü taraf olarak öne çıkıyor.
Monopol piyasasında satıcı sayısı tek, alıcı sayısı ise çok sayıda olabiliyor. Monopsonda ise çok sayıda satıcıya karşılık tek veya baskın bir alıcı bulunuyor. Dolayısıyla monopolde satıcının satış fiyatı üzerindeki etkisi öne çıkarken monopsonda alıcının satın alma fiyatı ve pazarlık koşulları üzerindeki etkisi önem kazanıyor.
İki kavramı ayırt etmenin en kolay yolu, piyasadaki güçlü tarafı belirlemekten geçiyor. Güç tek satıcıdaysa monopol, tek alıcıdaysa monopson söz konusu oluyor. Başka bir ifadeyle monopol tek satıcı, monopson ise tek alıcı anlamına geliyor.





