Eski film kayıtlarında ve fotoğraflarda insanların günümüze oranla daha şık görünmesi bir tesadüf değil.
Araştırmalar; kumaş ağırlığındaki değişimler, merkezi ısıtma sistemleri ve hazır giyim endüstrisinin bu estetik dönüşümde temel rol oynadığını gösteriyor.
Restore edilmiş eski görüntülerde dikkat çeken vakur duruşun ve "kalıp gibi" oturan kıyafetlerin arkasında modadan öte teknik faktörler yatıyor.
Geçmişte kullanılan kumaşlar, günümüz standartlarına göre çok daha ağırdı.
Bugün 300 gsm (metrekare başına gram) üzerindeki kumaşlar "ağır" sınıfına girerken, geleneksel terzilik döneminde 400 gsm kumaşlar "en hafif" seçenek kabul ediliyordu.
Ağır kumaşlar, yerçekiminin etkisiyle vücut kusurlarını örtüyor, kırışıklıkları önlüyor ve kıyafetin hatlarını sabitliyordu.
Günümüzün hafif ve ince kumaşları ise vücut hareketlerine göre daha kolay sarkma yapıyor ve estetik bütünlüğü korumakta zorlanıyor.
Yün Üretimindeki Genetik Mühendislik
1700’lü yıllarda İspanya’dan Avustralya’ya taşınan koyun sürülerinin ıslah edilmesiyle yün lifleri giderek inceltildi.
1960'larda "Super 100’ler" olarak adlandırılan ultra ince yünlerin üretilmesiyle kumaşlar daha yumuşak ve ipeksi bir hal aldı.
Ancak bu yumuşaklık, ağır kumaşların sağladığı o sert ve karizmatik duruşun kaybolmasına neden oldu.
Merkezi Isıtma ve Katmanlı Giyim
Eskiden binaların yeterince ısınmaması, insanların gömlek, yelek ve ceket gibi katmanlı giyinmesini zorunlu kılıyordu.
Estetik açıdan daha zengin bir görüntü sunan bu tarz, merkezi ısıtma sistemlerinin yaygınlaşmasıyla yerini tek katmanlı pratik giyime bıraktı.
Katmanlı giyimin azalması, görsel derinliğin ve şıklığın da azalmasına yol açtı.
Zanaatın Yerini Alan Otomasyon
Geçmişte kıyafetlerin az alınması ve kişiye özel terzilikle dikilmesi, her parçanın kullanıcının vücut ölçülerine tam uyum sağlamasını garanti ediyordu.
Günümüzde seri üretim ve otomasyon, terzilik zanaatını geriletti.
Hazır giyim ürünleri, terzi elinden çıkan kıyafetlerin sunduğu omuz ve yaka uyumunu yakalayamadığı için duruş bozukluklarını daha çok belli ediyor.
Hızlı tüketim kültürü ve konfor arayışı, ucuza ve kolayca giyinmeyi sağlasa da geçmişin özenli ve estetik zarafetini büyük ölçüde ortadan kaldırdı.




