Enerji arzına yönelik risklerin artmasıyla petrol fiyatlarında yaşanan sert yükseliş, dünya genelinde faiz indirimlerinin öteleneceği korkusunu tetikledi.

Brent Petrol Yüzde 7’nin Üzerinde Değer Kazandı

Orta Doğu’daki istikrarsızlık, özellikle enerji arzına yönelik endişeleri geçtiğimiz hafta zirveye taşıdı. Hürmüz Boğazı ve İran limanlarına yönelik abluka hazırlıkları Brent petrolün varil fiyatında haftalık bazda yüzde 7,4’lük sert bir yükselişe neden oldu. 107,6 dolar seviyelerine kadar tırmanan petrol fiyatları, küresel ölçekte enflasyonist baskıların güçlenebileceği korkusunu beraberinde getirdi. Bu durum özellikle gelişmiş ekonomilerde maliyet artışlarının kalıcı hale gelmesi riskini gündemde tuttu.

Sukuk, Faizsiz Yatırımda Neden Tercih Ediliyor?
Sukuk, Faizsiz Yatırımda Neden Tercih Ediliyor?
İçeriği Görüntüle

ABD ve İran Hattında Diplomatik Belirsizlik Sürdü

Dünya ekonomisinin odak noktasında yer alan ABD ve İran arasındaki ilişkiler, piyasaların en belirleyici unsurlarından biri oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile yürütülen müzakereleri askıya aldığını duyurmasına rağmen, Tahran yönetiminden gelen uzlaşmacı teklif haberleri haftanın başında bir miktar iyimserlik yarattı. Ancak Trump’ın Pakistan aracılığıyla iletilen son tekliften memnun olmadığını belirtmesi, diplomatik çözüm umutlarının üzerindeki belirsizliği artırdı. Beyaz Saray’ın Kongre’ye gönderdiği mektupta bölgedeki askeri varlığa rağmen savaşı sona ermiş saydığını bildirmesi ise jeopolitik risk algısında farklı bir boyut açtı.

Merkez Bankaları Enflasyon Riskine Karşı Temkinli

Yüksek enflasyon riskleri karşısında dünyanın en etkili merkez bankaları olan Fed, ECB, BoE ve BoJ, beklentiler doğrultusunda politika faizlerini sabit tuttu. Ancak banka başkanlarının sözle yönlendirmelerinde kullandıkları ton, yatırımcılar tarafından dikkatle analiz edildi. ABD’de görev süresinin sonuna yaklaşan Fed Başkanı Jerome Powell’ın beklentilerin aksine güvercin bir tutumdan uzaklaşması, para politikasında yeni sıkılaşma adımlarının atılabileceği ihtimalini güçlendirdi. Özellikle Fed içindeki 8’e karşı 4 oyluk tablo, komite üyeleri arasındaki görüş ayrılıklarının derinleştiğini kanıtladı.

ABD Ekonomisinde Büyüme ve İstihdam Dengesi

ABD ekonomisi yılın ilk çeyreğinde beklentilerin bir miktar altında kalarak yavaşlama sinyalleri verse de büyüme ivmesinin korunması resesyon endişelerini sınırladı. Powell’ın mart ayı için PCE enflasyonunda yukarı yönlü bir revizyona işaret etmesi, tahvil piyasalarında satış baskısını artırdı. Gelecek hafta açıklanacak olan tarım dışı istihdam verisi, Fed’in faiz indirimlerini ne kadar öteleyebileceğine dair en güçlü kanıt olarak görülüyor. İstihdam piyasasındaki her türlü hareketlilik, küresel fon akışlarının yönünü tayin edecek bir öneme sahip oldu.

Teknoloji Devlerinin Bilançoları Borsaları Sırtladı

Makroekonomik belirsizliklere rağmen New York borsasında geçtiğimiz hafta teknoloji şirketlerinin güçlü bilançoları sayesinde pozitif bir hava esti. Apple’ın gelirlerini beklentilerin üzerinde artırmasının yanı sıra Alphabet, Amazon, Meta ve Microsoft gibi devlerin karlarında görülen muazzam artışlar endeksleri rekor seviyelere taşıdı. Alphabet’in net karını yüzde 81 artırarak 62,6 milyar dolara çıkarması kurumsal taraftaki karlılığın hala güçlü olduğunu gösterdi. Bu durum S&P 500 ve Nasdaq endekslerinde yeni zirvelerin test edilmesini sağladı.

Avrupa ve Asya Piyasalarında Karışık Görünüm

Avrupa tarafında enerji maliyetlerindeki yükseliş ve yüksek faiz ortamının süreceği beklentisi borsalar üzerinde baskı kurdu. Almanya’da enflasyonun yüzde 2,9’a yükselmesi ekonomik aktiviteye dair endişeleri körüklerken, İngiltere ve Fransa endeksleri haftayı kayıpla kapattı. Asya tarafında ise Japonya ve Çin’deki resmi tatiller nedeniyle düşük hacimli bir seyir beklendi. Japonya Merkez Bankası’nın faizi sabit tutarken enflasyon tahminlerini yukarı çekmesi, bölge piyasalarında temkinli duruşun devam etmesine neden oldu.

Yurt İçinde Gözler Enflasyon Verilerine Çevrildi

Borsa İstanbul'un geçtiğimiz haftayı sınırlı bir yükselişle 14.442 puan seviyesinde tamamlamasının ardından yurt içi piyasaların ana gündemi enflasyon verileri haline geldi. TCMB’nin nisan ayına yönelik gıda ve akaryakıt fiyatlarındaki artış vurgusu dikkat çekerken, piyasalarda yıllık enflasyonun yüzde 31,11 seviyelerine çıkacağı öngörüldü. Pazartesi günü açıklanacak olan veriler, yerel para biriminin seyri ve para politikası adımları için belirleyici bir rehber niteliği taşıdı.

Jeopolitik gerilimler ve enerji fiyatlarındaki tırmanış küresel finans sisteminde risk iştahını dengelerken yatırımcılar yeni haftada gelecek her veriyi büyük bir dikkatle takip etti.

Kaynak: AA