Sinema eleştirmenleri, film endüstrisinden bağımsız bir fenomene dönüşen kült film kavramının bir yapıtın gişe başarısından öte seyirciyle kurduğu tutkulu bağ ile tanımlandığını aktarmaktadır. Araştırmacılar, Latince dinsel tapınma anlamına gelen sözcükten oluşan bu kavramın, sinemada tıpkı bir inanç gibi bağlanan sadık seyirci kitlelerini temsil ettiğini belirtmektedir. Kült filmler, yayınlandığı dönemde geniş kitlelere ulaşamasa dahi zamana bağlı olarak ikonik bir statü kazanmaktadır.
Bir filmin kült olarak kabul edilmesinde özgün senaryolar, marjinal karakterler ve alışagelmedik görsel tercihler etkili olmaktadır. İletişim uzmanları, bu yapımların ana akım sinemanın sağladığı formülleri reddederek seyircide büyük bir aidiyet hissi uyandırdığını ifade etmektedir. Kulaktan kulağa yayılarak popülerleşen bu filmler, replikleriyle birer yaşam tarzına dönüşmektedir.
Kült filmler zaman içerisinde sinema endüstrisinin ve popüler kültürün ilham kaynaklarından birine dönüşmektedir. Yapılan araştırmalar, ilk gösteriminde ticari başarısızlık yaşayan pek çok yapımın yıllar sonra klasikleşerek sinema tarihine adını yazdırdığını göstermektedir. Bu durum, kült yapımların eğlence unsuru olmaktan ziyade toplumsal alt kültürlerin birer simgesi olarak varlığına devam ettiğini göstermektedir.





