Ticaret Bakanlığı, otomotiv sektörüne ilişkin düzenlemeler hususunda Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Panel raporuna yönelik değerlendirmelerde bulundu. Bakanlık, belirtilen rapor temelinde Türkiye açısından tahakkuk etmiş herhangi bir borç, mali yükümlülük veya vergi kaybı bulunmadığını belirtti.

DTÖ Panel Raporuna İlişkin Açıklama

Bakanlığın yazılı açıklamasında, Türkiye'nin otomotiv düzenlemeleriyle ilgili DTÖ Panel raporunun 28 Temmuz'da yayımlandığı anımsatıldı. Paylaşımda, raporda elektrikli araçlarda Türkiye'deki yatırımların ve yerli sanayinin korunması için 4 Mart 2023'ten itibaren uygulanan ilave vergiye yönelik değerlendirmelerin bulunduğu ifade edildi. Bakanlığın rapordaki değerlendirmelere katılmadığı kaydedildi.

Panel raporunun DTÖ hukuk sistemi doğrultusunda kabul edilerek kesinleşmiş nihai bir karar olmadığı aktarılan açıklamada, Türkiye'nin temyiz hakkının olduğu belirtildi. Bakanlık, "DTÖ hukuk sistemi kapsamında bir panel raporu kabul edilerek kesinleşmiş nihai bir karar değildir. Türkiye'nin temyiz hakkı bulunmaktadır. Bu kapsamda, panel raporunun katılmadığımız kısımları için temyize başvurulmasına ilişkin sürelerin karşılıklı mutabakatla uzatılması da değerlendirilmektedir." ifadelerini kullandı.

Bakanlıktan Tazminat İddialarına Yanıt

Yapılan açıklamada, DTÖ Panel raporunun Türkiye açısından tazminat ödeme yükümlülüğü veya mali borç doğurduğuna ilişkin değerlendirmelerin doğruluk taşımadığı kaydedildi.

DTÖ uyuşmazlıklarının işleyişine de vurgu yapılan açıklamada, panel kararları sebebiyle taraflardan birinin diğerine otomatik olarak tazminat ödemesi veya başka bir ödeme yapmasının gündemde olmadığı bildirildi. Bakanlık açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Konutta Durgunluk, Altyapıda Canlanma: İnşaatı Kamu Projeleri Sırtladı
Konutta Durgunluk, Altyapıda Canlanma: İnşaatı Kamu Projeleri Sırtladı
İçeriği Görüntüle

"Bu itibarla, panel raporu temelinde Türkiye açısından tahakkuk etmiş herhangi bir borç, mali yükümlülük veya vergi kaybı bulunmamaktadır. Bakanlığımız, milli otomotiv sanayimizin üretim kapasitesinin ve yatırımlarının desteklenmesi, sektörümüzün haksız ticaret uygulamalarına karşı korunması ve ülkemizin uluslararası ticaret hukukundan doğan hak ve menfaatlerinin etkin şekilde savunulması amacıyla gerekli politikaları ve tedbirleri kararlılıkla uygulamaktadır. Bu süreçte özel sektörümüzle yakın işbirliği içerisinde hareket edilmekte ve ülkemizin ekonomik menfaatleri uluslararası platformlarda titizlikle gözetilmektedir. Söz konusu raporun, Türkiye açısından otomatik bir tazminat veya ödeme yükümlülüğü oluşturduğu şeklindeki yorumlar, DTÖ uyuşmazlıklarının tabi olduğu hukuki çerçevenin kasten yanlış aktarılmasından kaynaklanmaktadır."

Kaynak: AA