Araştırmaya göre, sosyal medya kullanan girişimlerin oranı, 2025 yılında yüzde 55,2 iken 2026 yılında yüzde 57,7’ye yükseldi. Böylece işletmelerin yarısından fazlası sosyal medya platformlarını ticari faaliyetlerinin bir parçası olarak kullanmaya devam etti.
Söz konusu artış, sosyal medyanın işletmeler açısından yalnızca bir tanıtım kanalı olmadığını, müşteriye ulaşma ve ticari rekabette kullanılan araçlardan biri haline geldiğini gösteriyor.
KOBİ’ler için Sosyal Medyanın Önemi
Sosyal medya platformları işletmelere ürün ve hizmetlerini daha geniş kitlelere tanıtma, müşterilerle doğrudan iletişim kurma ve marka bilinirliğini artırma imkânı sağlıyor. Bunun yanında tüketicilerin yorum, değerlendirme ve paylaşımlar üzerinden ürünler hakkında bilgi edinmesi, işletmelerin dijital ortamdaki görünürlüğünü de önemli hale getiriyor.
Özellikle KOBİ’ler açısından sosyal medya, yüksek maliyetli geleneksel pazarlama kanallarına alternatif oluşturarak daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşma fırsatı sunabiliyor.
Rekabette Yeni Bir Alan
Sosyal medya kullanımındaki artış, ticari rekabetin yalnızca fiziksel mağazalar ve geleneksel satış kanalları üzerinden yürütülmediğini de ortaya koyuyor. İşletmelerin dijital platformlarda nasıl konumlandığı, tüketiciyle ne kadar hızlı iletişim kurabildiği ve çevrim içi görünürlüğünü nasıl yönettiği rekabet açısından giderek daha fazla önem kazanıyor.
Bu dönüşüm, işletmelerin dijital pazarlama yatırımlarını artırmasını ve sosyal medya stratejilerini ticari faaliyetlerinin daha bütünleşik bir parçası haline getirmesini beraberinde getirebilir. TÜİK verilerindeki yükseliş de iş dünyasında dijitalleşmenin günlük ticari faaliyetlere daha fazla nüfuz ettiğini gösteren göstergelerden biri olarak öne çıkıyor.




