Bir ürünün fiyatının uzun süre aynı kalması, o ürünün tüketiciye aynı maliyetle sunulduğu anlamına gelmiyor. Ambalajdaki miktarın azaltılması veya ürünün daha kısa sürede tüketilmesi, etiket fiyatında herhangi bir değişiklik yapılmadan tüketicinin daha fazla harcama yapmasına yol açabiliyor. Bu tür değişimler, alışveriş sırasında yalnızca etiket fiyatına odaklanan tüketicinin gözünden kaçabiliyor.
Aynı Fiyata Daha Az Ürün
Bir ürünün 100 liralık fiyatı değişmeden ambalajındaki miktarın azaltılması, tüketicinin aynı parayla daha az ürün satın alması anlamına geliyor. Bu durumda raf fiyatı sabit görünse de ürünün kilogram, litre veya adet başına maliyeti yükseliyor. Benzer şekilde ürünün kullanım süresinin kısalması da tüketicinin aynı ürünü daha sık satın almasına neden olabiliyor.
Bu nedenle alışveriş sırasında yalnızca paket üzerindeki fiyata bakılması yanıltıcı olabiliyor. Özellikle farklı gramaj veya hacimlerde satılan ürünlerin karşılaştırılmasında birim fiyat üzerinden hesaplama yapmak, gerçek maliyeti görmeyi kolaylaştırıyor.
Hane Bütçesindeki Değişim de Önemli
Bir ürünün fiyatı uzun süre aynı kalsa bile tüketicinin satın alma gücü değişebiliyor. Kira, ulaşım, enerji ve diğer zorunlu harcamaların artması, aynı ürün için ödenen paranın hane bütçesindeki ağırlığını artırabiliyor.
Dolayısıyla fiyatı değişmeyen bir ürünün ekonomik açıdan aynı maliyette kaldığını söylemek her zaman mümkün değil. Etiketteki rakam sabit olsa da alınan miktar ile oynanıp oynanmadığının dikkate alınması önem arz ediyor.





