Türk kozmetik sektörü, 2026’nın ilk yarısında ihracat performansını güçlendirirken, dış pazarlardaki büyüme iç piyasaya da yansıdı. İhracattaki artışın üretim kapasitesi, markalaşma ve istihdam üzerinde olumlu etkiler oluşturduğu belirtildi.
İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği verilerine göre, kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü yılın ilk yarısında 17,1 milyar dolarlık ihracata ulaştı. Kozmetik ve yıkama müstahzarları ihracatı ise 100’den fazla ülkeye 1 milyar 563 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Kozmetik İhracatı 1,2 Milyar Dolara Yaklaştı
Kozmetik ürünleri ihracatı, yılın ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,9 artarak 1 milyar 178 milyon dolara yükseldi.
Alt ürün gruplarında da dikkat çekici artışlar görüldü. Parfüm ihracatı yüzde 18,1, sanayide kullanılan koku verici maddeler yüzde 15,4, güzellik, makyaj ve cilt bakım ürünleri ise yüzde 12,3 arttı.
Türk kozmetik ürünleri Avrupa, Orta Doğu, Amerika ve Afrika başta olmak üzere geniş bir coğrafyaya ihraç edildi.
Türk Markaları Küresel Pazarda Güçleniyor
İstanbul Ticaret Odası Kozmetik Komite Başkanı Necdet Mot, Türkiye’nin kozmetik sektöründe yalnızca üretim yapan bir ülke olmaktan çıkarak kendi markalarıyla küresel pazarda daha güçlü yer almaya başladığını söyledi.
Sektörün fiyat odaklı rekabetten kalite, marka algısı, esnek üretim ve inovasyon temelli bir yapıya geçtiğini belirten Mot, Türkiye’nin artık yalnızca ekonomik bir alternatif değil, yüksek standartlarda üretim ve inovasyon sunan bir partner olarak konumlandığını ifade etti.
İç Pazarda Yerli Markaların Payı Artıyor
İhracattaki büyümenin iç pazara da olumlu yansıdığını belirten Mot, dış talebin üretim kapasitesini artırdığını ve firmaların ölçeklerini büyütmesine katkı sunduğunu kaydetti.
Mot, 2026 yılı verilerinin geçmişte ithal markaların ağırlıklı olduğu Türkiye kozmetik pazarında yerli markaların payının belirgin şekilde arttığını gösterdiğini söyledi.
Kadın İstihdamına Katkı Sağlıyor
Sektördeki büyümenin istihdama da yansıdığı belirtilirken, özellikle kadın çalışanların sektördeki ağırlığının arttığına dikkat çekildi.
Doğal içerikli, dermokozmetik ve temiz güzellik alanında faaliyet gösteren girişimlerde kadın kurucu ve üst düzey yönetici oranının yüzde 40’ın üzerine çıktığını belirten Mot, bu oranın yaklaşık yüzde 36 olan küresel ortalamanın üzerinde olduğunu ifade etti.
İhracatın artmasıyla üretimden laboratuvar çalışmalarına, e-ihracattan marka yönetimine kadar farklı alanlarda yeni istihdam imkanlarının oluştuğunu kaydeden Mot, bu büyümeden kadın çalışanların önemli ölçüde faydalandığını söyledi.
Yıl Sonunda Yeni Rekor Beklentisi
Sektör temsilcileri, yılın ilk yarısında yakalanan yaklaşık yüzde 9’luk büyümenin yılın kalan bölümünde de devam etmesini bekliyor.
Mevcut eğilimin sürmesi halinde Türk kozmetik sektörünün 2026’yı yeni bir ihracat rekoruyla tamamlayabileceği değerlendiriliyor.




