Anadolu coğrafyası, binlerce yıllık tarihi süresince birçok medeniyetin dilsel mirasını günümüze aktarmıştır. Günümüzde kullandığımız şehir adlarının pek çoğu, Cumhuriyet dönemi idari düzenlemeleriyle son haline ulaşmıştır. Yer adı bilimi (toponimi) çerçevesinde ele alındığında Türkiye'deki 81 ilin her birinin kendine özgü bir öyküsünün olduğu dikkat çekmektedir.
Antik Mirastan Günümüze
Batı ve Kuzey Anadolu’daki şehirlerin önemli bir çoğunluğu, adını antik çağdaki fonetik yapıdan almıştır. İzmir’in Smyrna’dan, İstanbul’un Konstantinopolis’ten, Samsun’un Amisos’tan ve Sinop’un Sinope’den dönüşümü, bu mirasın en çarpıcı yansımalarından biri olarak öne çıkmaktadır.
Benzer biçimde, Akdeniz’in turizm kalbi Antalya’nın Attaleia, Isparta’nın ise antik Baris adının bu kökenden geldiği bilinmektedir. Türkiye’nin başkenti Ankara, Angora isminden dönüşürken, Konya’nın Iconium, Kayseri’nin Caesarea ve Sivas’ın Sebasteia olan isimleri, yörenin Roma ve Bizans etkilerinin izlerini gözler önüne sermektedir.

Cumhuriyet Dönemi ve Türkçe Kimlik Arayışı
Cumhuriyetin ilanıyla beraber, yer adlarının Türkçeleştirilmesi ve modern idari yapıya uygun duruma getirilmesine ilişkin çalışmalar hız kazandı. Söz konusu dönemde, Osmanlıca bir terkip olan Mamuretülaziz ismi Elazığ’a, Hısn-ı Mansur ismi ise Adıyaman’a dönüştürüldü. Bu süreçte Kırkkilise adı Kırklareli, Cebelibereket ismi Osmaniye, Muşkara ismi ise Nevşehir olarak kayda geçirilmiştir.
Milli Mücadele döneminin anılarını barındıran Antep, Maraş ve Urfa gibi merkezler, "Gazi", "Kahraman" ve “Şanlı” unvanlarıyla taçlandırılırken bu şehirlerin Edessa gibi çok daha eski antik kökenleri de tarihteki yerini korumaya devam etmiştir.
Korunan Değerler
Bazı şehirlerin isimleri, bölgedeki coğrafi veya demografik dönüşümlerle yenilenmiştir. Dersim’in Tunceli, Bozok’un Yozgat, Karaköse’nin Ağrı ve Dersaadet’ten miras kalan yerlerin modern isimlerine kavuşması bu aşamanın önemli bir parçasıdır.
Öte taraftan, Erzincan, Mardin, Muş, Kars ve Ardahan gibi şehirler, isim istikrarını binlerce yıl boyunca sürdürmüştür. Batman’ın bir köy ismi olan İluh’tan, Zonguldak’ın ise Sandraka’dan dönüşümü, Türkiye’nin endüstriyel ve idari gelişmelerin dil üzerindeki etkisini göstermektedir.




