Sıcak havalarda, spor sonrası veya tuzlu besinlerden sonra ortaya çıkan su içme isteği, beynimizin içinde yer alan karmaşık bir sistemin sonucunda şekillenir.
Vücudumuzun büyük bir bölümü sudan meydana gelir. Fonksiyonlarımızın düzenli bir şekilde çalışması için su vücudumuzun en önemli yakıtıdır. Gün içinde terleyerek su kaybettiğimizde kanımızdaki su azalır. Su azalınca tuz miktarı yoğunlaşır. Tuz miktarının artması vücudumuz için tehlikeli bir durumdur. Tuz arttığı zaman organlarımız yorulmaya başlar.
Beynimizin ön kısmında küçük bir bölge bulunur. Bu bölge vücudumuzun su seviyesini ölçen hassas bir tartıya benzer. Bu kısmın en önemli özelliği, kanla direkt temas kuran özel hücrelere sahip olmasıdır. Bu hücreler, kandaki tuz oranını ve su seviyesini anlık olarak kontrol eder. Bu oranlarda herhangi bir terslik olduğunda bu hücreler hemen alarm durumuna geçer.
Susuzluk Hissi Nasıl Başlar
Özel hücreler, kandaki tuzun artığını fark ettiği an beyne sinyal gönderir. Beynimiz bu sinyalleri aldığında bizde susuzluk hissi oluşur. Bu hisle gidip su içme ihtiyacımızı karşılarız. Su içtiğimizde kanımızdaki su miktarı dengelenir. Hücreler sakinleşerek alarm durumunu kapatır. Böylelikle susuzluğumuz geçer ve vücudumuz tekrar sağlıklı bir şekilde çalışmaya devam eder.




