Modern kablosuz iletişim teknolojilerinin temelinde dönemin ünlü Hollywood oyuncusu Hedy Lamarr'ın imzası yer almaktadır. 2. Dünya Savaşı döneminde müttefik kuvvetlerin radyo frekansı vasıtasıyla yönlendirilen torpidolarının düşman tarafından engellenmesini önlemek için geliştirilen frekans atlamalı sistem, günümüzde kullandığımız Wi-Fi, Bluetooth ve GPS gibi kablosuz ağların altyapısını oluşturmaktadır.
Oyunculuk kariyeriyle birlikte araştırmacı bir zekaya sahip olan Hedy Lamarr, savaş dönemlerinde müzisyen arkadaşı George Antheil ile beraber gizli bir iletişim sistemi üzerinde çalıştı. Otomatik piyanoların mekanik çalışma prensibinden yararlanan iki mucit, iletilen radyo sinyallerinin sabit bir frekansta kalması yerine devamlı ve eş zamanlı olarak frekans değiştirmesini sağlayan bir teknik geliştirdi. Bu yöntem ile iletilen sinyallerin düşman gemileri tarafından belirlenmesi ya da parazit yapılarak engellenmesi olanaksız duruma getirildi. 1942 yılında patenti alınan bu icat, radyo frekans güvenliğinde yeni bir çağ başlattı.
ABD Donanması tarafından ilk yıllarda karmaşık olduğu için görmezden gelinen bu patent, 1950'li yıllardan itibaren askeri iletişim sistemlerinde sivil teknoloji alanında kabul edildi. Frekans atlamalı yayılı spektrum olarak adlandırılan bu prensip, verilerin güvenli, kesintisiz ve dış müdahaleden uzak bir biçimde kablosuz ortamda taşınmasını sağladı. Günümüzde cep telefonlarından uzay iletişimine kadar pek çok alanda kullanılan bu temel düşünce, Lamarr'ın teknolojinin seyrini tayin eden en stratejik figürlerden biri olduğunu göstermektedir.




