Yeni şeritlerin açılmasıyla beraber ilk zamanlarda sağlanan göreceli rahatlama, daha önce toplu taşımayı kullanan veya yoğun saatlerde yola çıkmaktan kaçınan sürücüleri ana yollara yöneltmektedir. Seyahat süresinin kısaldığını düşünen bireylerin özel araçla seyahat etme tercihi artarken, toplu taşıma araçlarına olan talep gerileme göstermektedir. Yol kapasitesindeki artışın yarattığı bu cazibe merkezi, birkaç yıl içinde yeni şeritlerin de tamamen dolmasına ve trafik akışının tekrar kilitlenmesine neden olmaktadır. Ulaşım mühendisleri, sadece yol yapmanın talebi doyurmak yerine sürekli yeni talep yarattığını ifade etmektedir.
Şehir içi trafiğin sürdürülebilir şekilde çözülebilmesi için karayolu kapasitesini artırmak yerine toplu taşıma ağlarının güçlendirilmesi ve demiryolu sistemlerinin artırılması gerekir. Sürücüleri özel araç kullanımından vazgeçirecek yürüyüş yolları, bisiklet hatları ve raylı sistemler, şehirdeki araç yoğunluğunu doğrudan düşürür. Ayrıca raylı sistemlere yapılan yatırımlar, yollardaki emisyon oranlarını azaltarak şehir yaşam kalitesine de katkı sağlar.




