Yeni Ankara Adalet Sarayı Eski MİT Arazisinde Yükseliyor
Yeni Ankara Adalet Sarayı Eski MİT Arazisinde Yükseliyor
İçeriği Görüntüle

Öğretmenleri ve ailesinin yönlendirmesi ile çocukluk yaşlarında tiyatro ve halk oyunları ile tanışan Safa Özdemir, tiyatro ve dans hayatına profesyonel olarak devam ediyor.

Halk oyunları ve tiyatroyu bir arada kullandıklarını belirten ve çok sayıda tiyatro eseri, dans tiyatroları, mizansenler ve bunların bir arada yer aldığı projeler gerçekleştirdiğini ifade eden Özdemir, halk oyunlarının kültürümüzün bir parçası olduğuna değinerek, “Hepimiz ilkokulda 23 Nisan, 19 Mayıs gibi özel gün etkinliklerinde mutlaka halk oyunları ile karşılaşma şansı yakalamışızdır. Kültürümüzün değerli bir armağanı olan halk oyunları ile daha çocukluk yaşlarımızdan itibaren tanışırız” dedi.

Başlama Hikayem Kursun Açılması ile Gerçekleşti

“Çıkardığımız bir eserde Yarenlik kültürünü anlatan bir oyun sergilemiştik. Bu oyunun bir bölümü köyün meclisinde yer alıyordu. Köy meclisinde akşamları eğlenceler ve yöresel oyunların oynanması gerekiyordu. Orada bir dans gösterisi sergiledim, sonrasında o dönem devam ettiğim kursum Halk Oyunları Kursu açtı ve o şekilde de halk oyunları ile tümüyle tanışmış oldum. Şu anda da aktif olarak halk oyunları ve tiyatro ile ilgilenmeye devam ediyorum. Aynı zamanda Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi'nde, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi'nde, Gazi Üniversitesi’nde ve Ankara Zübeyde Hanım Anaokulu’nda eğitmenlik yapıyorum.”

Safa

Halk Oyunlarına Yenilikçi Bakış

Biz kol kola girerek halay çekmiyoruz, oynamıyoruz” diyen Özdemir, dans, müzikal, mizansen ve tiyatroyu bir araya getirerek otantikliğin dışında yenilikçi bakış açısıyla proje ürettiklerini belirtti.

İçinde yaşadığımız dünyada teknolojinin de etkisiyle gençlerin sanat dallarından uzaklaştıklarını, özellikle yöresel halk kültürüne dair bakış açılarının olumsuz bir anlam kazandığını dile getirdi.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Türk Halk Oyunları Topluluğu kurucu başkanı olan Özdemir, ayrıca bu durumu tersine çevirmek amacıyla bir arada çaba gösterdiklerini söyledi.

“Kültürümüzün Unutulmaması için Çabalıyoruz”

Halk oyunları bizim için amaç olmaktan öte ulaşmak istediğimiz hedefe yönelik bir araç görevi görüyor” şeklinde konuşan Özdemir, bulunduğumuz dönemde özellikle gençlerin teşvik edilerek üniversitelerde pek çok etkinliğin düzenlendiğini hem yurt içi hem de yurt dışı festivallerle ülkemizin temsil edilmesine yönelik çalışmaları sürdürdüklerini dile getirerek şu sözleri ekledi:

“Ülkemizin birçok yerinde farklı türden yöresel oyunlar bulunuyor. Her bir bölgeye gittiğimizde rengarenk bir görüntüyle karşılaşıyoruz. Ülkemizde olduğu gibi yurt dışında da yöresel oyunlarımız büyük ilgi ve talep görüyor. Biz de elimizden geldiğince kültürümüzün unutulmaması adına çabalıyoruz”

Safa 1

Yöresel Müzikal

Tiyatro ve halk oyunları alanında birçok derecesinin bulunduğunu aktaran Özdemir, aynı zamanda önemli bir aşk hikâyesi olan Emine ve Hasan’ın canlandırılmasını hem dans hem de tiyatro şeklinde sunduklarını ve bu durumun Türkiye’de eşi ve benzeri olmadığının altını çizerek şunları söyledi:

“Bizim yapmış olduğumuz eserler, Türkiye’de daha önce kimsenin yapmadığı ve eşsiz projelerdir. Tiyatro tek bir alandır ancak biz ona dansı da ekleyerek müzikal haline getiririz. Tabii ki bu dans ve tiyatro, işlenen konuya bağlı olarak ilerlemelidir. Örneğin yakın zamanda Cumhuriyetimizin 100. Yılı nedeniyle gerçekleştirdiğimiz 'Emanet' adlı bir eserimiz vardı. Bunu Çorlu Belediyesi ile ortak olarak yürüterek gerçekleştirdik. Dönemin kostümleri ve yöresel dansları ile harmanladığımız bu özel eserimiz oldukça sevildi.”

Muhabir: Sibel Bay