Çok yüksek bir yere çıktığımızda yaşadığımız korku durumuna “yükseklik korkusu” adı verilir. Bu korku anında baş dönmesi, kalp çarpıntısı, terleme ve bacaklarda güçsüzlük gibi belirtiler görülebilir. Yükseklik korkusu, psikolojik bir rahatsızlıktır.
Bu herkesin yaşayabileceği düşme endişesinden farklıdır bir durumdur. Yükseklik korkusu olan insanlar bu korku duygusunu çok daha yoğun yaşar.
Eskiden yükseklik korkusunun, insanları düşmekten koruyan doğal bir içgüdü olduğu düşünülüyordu. Bebeklerde yapılan araştırmalar doğal içgüdü tezini çürüterek farklı sonuçlar ortaya koydu. Henüz emeklemeyen ve yürümeyen bebeklerin yükseklikten korkmadığı tespit edildi. Çocukların hareket etmeye ve çevrelerini daha iyi tanımaya başladığında bu korkunun zamanla geliştiği görüldü.
Beyin Mesafeyi Farklı Algılıyor
Yüksek yerlerin insanlarda uyandırdığı kontrolsüz korku, insanların derinliği algılama şekliyle doğrudan bağlantılı olduğu tahmin ediliyor. Yükseklik korkusu yaşayan kişiler, dikey boyutlardaki mesafeleri gözleriyle hatalı şekilde ölçüyor.
Örneğin yükseklik korkusu yaşayan kişiler, bulundukları yüksekliği diğer insanlara göre olduğundan daha fazla algılayabiliyor. Yükseklik korkusu olan kişilerin 14 metrelik bir binanın tepesinde verdiği tepkiyi, bu korkuyu yaşamayan kişiler yaklaşık 50 metrede veriyor.
Herkes yüksek yerlerde dikkatli davranıyor ancak yükseklik korkusu olan kişilerde bu tepki çok daha erken ve daha güçlü ortaya çıkıyor.




