Dünya tarihinin en karanlık dönemlerine imza atan Adolf Hitler'in, siyasi kariyeri öncesindeki sanat tutkusu ve ressamlık geçmişi, pek çok bilinmeyeni barındırmaktadır. Özellikle Viyana'da geçirdiği yıllarda geçimini sağlamak adına fırçasına sarılan Hitler, yüzlerce eser üretmiş olmasına rağmen profesyonel anlamda beklediği ticari başarıya hiçbir zaman ulaşamamıştır. Sanat dünyası tarafından reddedilmesi ile dünya savaşının fitilini ateşleyen sürece giden yol arasındaki bu kesit, bugün hala birçok tarihçinin ve sanat eleştirmeninin merceği altında bulunuyor.

Hitler’in Viyana Yılları ve Sanat Akademisi Deneyimi

Adolf Hitler, 1908 ile 1913 yılları arasında Viyana'da yaşadığı dönemde resim ve kartpostallar satarak hayatını idame ettirmeye çalıştı.

Sanat eğitimine büyük önem veren Hitler, 1907 ve 1908 tarihlerinde Viyana Güzel Sanatlar Akademisi'nin giriş sınavlarına katıldı fakat her iki denemesinde de başarısız oldu.

Araba Kullanırken Dinç Kalmak için Hangi Yöntemler Etkilidir?
Araba Kullanırken Dinç Kalmak için Hangi Yöntemler Etkilidir?
İçeriği Görüntüle

Akademi yöneticileri, sınavları geçemeyen Hitler'in insan çizmekte ciddi zorluklar yaşadığını belirterek, onun mimarlık alanında resimden daha yetenekli olduğu yönünde görüş bildirdi.

Bu dönemde Samuel Morgenstern gibi iş insanlarına ve avukat Josef Feingold gibi isimlere eski Viyana tasvirlerini içeren çeşitli tablolar sattı.

Hitler'in Sanat Anlayışı ve Eserlerinin Kaderi

Hayatı boyunca resim yapmaya devam eden Hitler, sanatın birçok farklı akımın sentezi olduğunu iddia etse de eserlerinde ağırlıklı olarak Greko-Romen klasisizminden, İtalyan Rönesansından ve Neoklasisizmden etkilendi.

Rudolf von Alt'ı en büyük öğretmeni olarak gören Hitler, 19. yüzyıl ve öncesindeki sanatçıları taklit etmeyi tercih etti.

Mimariyi eserlerinin merkezine koyan bu çalışmalar, 1936 yılında Amerikalı yazar John Gunther tarafından incelenmiş ve tamamen ritimden, renkten, histen veya manevi hayal gücünden yoksun sıradan eserler olarak tanımlanmıştır.

Tabloları İkinci Dünya Savaşı Sonrası Kayıp mı Oldu?

İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle birlikte Hitler'in ürettiği çok sayıda eser müttefik kuvvetler tarafından ele geçirildi.

1945 yılında ABD ordusu, Hitler'in 12 resmiyle birlikte 1910 yılında henüz 21 yaşındayken yaptığı ilk otoportresini buldu.

Ele geçirilen bu eserlerin bir kısmı Amerika Birleşik Devletleri hükümetinin gözetimi altına alındı ve halen sergilenmelerine izin verilmeyerek koruma altında tutuluyor.

Bazı çalışmalar ise özel koleksiyoncuların elinde kalırken, 2000'li yıllardan itibaren bu tabloların birçoğu uluslararası açık artırmalarda on binlerce dolara alıcı bulmaya başladı.

Kendini Politikacı Değil Sanatçı Olarak Gördü

Ağustos 1939 tarihinde, İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesinden kısa bir süre önce İngiliz Büyükelçisi Nevile Henderson ile görüşen Hitler, kendi geleceğine dair, "Ben politikacı değil sanatçıyım. Polonya sorunu çözüldükten sonra, sanatçı olarak hayatımı sona erdirmek istiyorum" açıklamasını yaptı.

Ancak bu açıklamanın aksine, Hitler'in profesyonel bir sanatçı olma hayalleri yerini dünya tarihini değiştirecek siyasi olaylara bıraktı.

Bugün eldeki belgeler ve eserler, onun teknik yeteneği sınırlı ancak mimari detaylara odaklanan taklitçi bir tarza sahip olduğunu göstermektedir.

Muhabir: Merve Kesgin